Türk demokrasi tarihinde kara bir leke olarak anılan 27 Nisan e-muhtırasının üzerinden tam 19 yıl geçti. Acaba yeni bir darbe sürecimi başlayacak diye vatandaşın yüreği ağzına gelmişti.
Hükümetin 1 gün sonra e-muhtıraya cevap vermesi askerlerin ayarını bozarak şaşkınlığa uğratmış ve vatandaşlar derin bir nefes almıştı. Nitekim askerler kontra bir cevap sürecine girmediler.
İşte bu tarihten sonra adım adım askerlerin konumunda değişim ve gelişim süreci başladı. E-muhtıra üzerinden 19 yıl geçti. Şuan hiç kimse askerlerin sivil yönetim üzerinde etkisi olup olmadığını konuşmuyor.
Genelkurmay Başkanlığının Milli Savunma Bakanlığına bağlanması ile süreç adeta tekemmül etti. Geçiş sürecinde eski Genelkurmay Başkanlarının Milli Savunma Bakanı olmalarının etkisi yadsınamaz.
Yeni dönemde Genelkurmay Başkanlarının protokoldeki sırası oldukça gerilemiştir. Bir dönem Genelkurmay Başkanları toplantılarda Başbakanla yan yana otururlardı. Bu oturma düzeni ile Genelkurmay Başkanlarının konumu Başbakanla eşit diğer bakanların üzerinde kabul edilirdi. Hatta Milli Savunma Bakanı, Genelkurmay Başkanını telefonla aradığında özel kalem müdürleri telefona bakanı alır sonra aktarırdı. Daha açık ifade ile bakanlar telefonda beklemek zorunda kalırdı.
Bir dönem kuvvet komutanlarının dahi neler söyleyeceği merak edilirken şimdi ise hiç bir kuvvet komutanı veya Genelkurmay Başkanı böyle bir beyanda bulunmadığı gibi bunların isimleri dahi araştırma yapılmadan bilinmez bir hale gelmiştir. Bu durum demokratik ülkelerdeki normal bir durumdur. Ancak yıllarca ülkemiz bu normalleşme için birçok bedel ödemiştir.
Şimdi ise askeri bürokrasi sivil iradenin emrinde görevini yapmaktadır.
Nereden nereye demeden edemiyoruz. Birçok kişi böyle bir şeyi hayal dahi edemezdi ama gerçek oldu.





