Emekli maaşlarına yönelik sistem ile sürekli oynanmasını eleştiren Ünlü, 'Yıllarca çalışılarak ödenen primlerin ve sosyal güvenlik sisteminde kazanılan hakların karşılığıdır. Bu sistemin mantığıyla sürekli oynanması, sosyal güvenliğe duyulan güveni zedeler.' değerlendirmesini yaptı.
Ahmet Ünlü'nün, emekli maaşlarına yapılacak zamla ilgili değerlendirmesi şöyle:
"Emekli maaşı bir lütuf, sosyal yardım veya siyasi ikramiye değildir. Yıllarca çalışılarak ödenen primlerin ve sosyal güvenlik sisteminde kazanılan hakların karşılığıdır. Bu sistemin mantığıyla sürekli oynanması, sosyal güvenliğe duyulan güveni zedeler.
Son günlerde 65 yaş üzerindeki emeklilere daha yüksek zam yapılacağı yönünde haberler gündeme geliyor. Elbette ileri yaştaki emeklilerimizin ekonomik sıkıntıları görmezden gelinemez. Ancak emeklilik gibi milyonlarca insanın geleceğini ilgilendiren ciddi bir mesele, her gün yeni bir formülün ortaya atıldığı bir magazin programına dönüştürülmemelidir.
Emeklilik sistemi belirli kurallara ve aktüeryal dengelere dayanır. Çalışma süresi, prime esas kazanç ve prim ödeme gün sayısı gibi unsurlar emekli aylığının hesaplanmasında temel ölçütlerdir. Sistemin sosyal dayanışma boyutu bulunmakla birlikte, prim ile emekli aylığı arasındaki ilişkinin korunması zorunludur.
Bu bağlamda yıllarca yüksek prim ödeyen bir emekliyle daha düşük prim ödeyen bir emeklinin aylıkları arasındaki ilişkinin sürekli müdahalelerle bozulması nasıl açıklanacaktır?
64 yaşındaki emekli ekonomik sıkıntı içinde değil de 65 yaşındaki emekli mi sıkıntı içindedir?
Aynı koşullarda emekli olmuş iki kişiden birine yalnızca yaşı nedeniyle daha yüksek maaş artışı yapılmasının sosyal güvenlik tekniği açısından gerekçesi nedir?
Burada çok önemli bir ayrımın yapılması gerekiyor: Emekli aylığı başka, sosyal yardım başkadır.
Devlet, ekonomik güçlük yaşayan emeklilere elbette destek olmalıdır. Yaşlılık, sağlık sorunları, bakıma muhtaçlık ve gelir yetersizliği gibi durumlar için ilave sosyal destekler sağlanabilir. Ancak bu destekler, emeklilik sisteminin prim ve aylık ilişkisini bozmak yerine, ayrı ve şeffaf bir sosyal yardım mekanizmasıyla yürütülmelidir.
Aksi takdirde daha fazla prim ödemenin ne anlamı kalacaktır? Sosyal güvenlik sistemine uzun yıllar katkıda bulunan vatandaşlara hangi güvence verilecektir?
Asıl ihtiyaç, her altı ayda bir yeni zam formülleri üretmek değil, prim ödeme ile emekli aylığı arasındaki adaleti koruyan, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemi oluşturmaktır.
Bunun için emekli aylığı hesaplama sistemi bütüncül biçimde gözden geçirilmeli, düşük aylık sorunu kalıcı olarak çözülmeli, prim ödeme gün sayısı ve prime esas kazancın aylığa etkisi korunmalı, ihtiyaç sahibi emekliler ise ayrıca desteklenmelidir.
Unutulmamalıdır ki sosyal devletin görevi, emeklileri birbirleriyle yarıştırmak değil, haklarını korurken ihtiyaç sahiplerine de sahip çıkmaktır.
Emeklilik sistemi günlük haber başlıklarıyla değil; hukukla, hesapla, hakkaniyetle ve aktüeryal gerçeklerle yönetilmelidir.
Emekli maaşı sadaka değildir. Emeklilik hakkı da her gün yeniden şekillendirilecek bir sosyal yardım programı değildir."




