Türkşeker’in şeker pancarı ekim kotasındaki usulsüzlüklerini günlerdir yazıyoruz. Ancak şuana kadar Türkşeker sessizliğini korudu. Sessizlik kabul anlamına gelmektedir.
Benzer bir konu Sayıştay raporlarına da yansıdı. Sayıştay raporuna göre Türkşeker’in hazırladığı Pancar Üretim Kotalarının Dağıtımı ve Taahhüt Alımı Uygulama Esaslarına kendisinin uymadığı ortaya çıktı. Yürürlüğe konulan Esaslar ile fabrikalar ve pancar alım şeflikleri talimatlandırmış ve üreticilerle imzaladığı sözleşmelerde de münavebeye uyulmaması durumu ve cezaları düzenlemişken bu kurala kendisinin uymadığı ortaya çıktı.
Sayıştay’ın hazırladığı 2024 yılı denetim raporunda konuyla ilgili olarak şu ifadelere yer verilmiştir;
“TÜRKŞEKER de ilgili mevzuat çerçevesinde uygulanacak münavebe metodunu, dönem ve esaslarını belirlemiş, hazırladığı Pancar Üretim Kotalarının Dağıtımı ve Taahhüt Alımı Uygulama Esasları ile fabrikaları ve pancar alım şefliklerini talimatlandırmış ve üreticilerle imzaladığı sözleşmelerde de münavebeye uyulmaması durumu ve cezaları düzenlemiştir.
Ancak 2024 yılında bazı pancar ekim sahalarında Bakanlığa bildirilen ve üçlü-dörtlü münavebe sistemi uygulanan alanlara münavebe dönem ve esaslarına uygun olmayacak şekilde Kurum tarafından ekim yaptırıldığı görülmüştür. Kurum bir taraftan ilgili mevzuat çerçevesinde Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Bilgi Sistemi (TARBİL) programındaki Pancar Kayıt Sistemi (PAKSİS) vasıtasıyla münavebe uygulamalarını takip edip uymayan çiftçilerin münavebe dışı ekimlerini kotalarından düşmek, sözleşme kapsamındaki pancarlarına ayni ve nakdi avans ödemesi yapmamak, münavebe dışı ekimi alışkanlık haline getiren üreticilerle gelecek yıllarda sözleşme imzalamamak gibi müeyyideleri uygularken diğer taraftan bu duruma mahal vermesi önemli bir eksikliktir.
Sonuç olarak Kurumun, ülkenin şeker ihtiyacının her yıl dışa bağımlı olmaksızın karşılanabilmesi, çiftçilere istikrarlı ve düzenli gelir sağlanması, toprak verimliliğinin korunması ve tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla üretim kotaları ile birlikte şeker mevzuatının temel dayanağı olarak kurgulanan münavebe sistemine uygun hareket etmesi ve bu sistemden taviz vermemesi gerektiği değerlendirilmektedir.”





