Mülga Devlet Personel Başkanlığının 23 Kasım 2016 tarihli ve 6837 sayılı görüşünde, söz konusu faaliyetin 657 sayılı Kanun’un 28. maddesi kapsamında yasak olduğu; ilgili yetiştirici birliğine üyelik ve birliğin yönetim ve denetim kurullarında görev alma bakımından da olumsuz değerlendirme yapıldığı görülmektedir.
Bu örnek, ticari faaliyet yasağının yalnızca şirket kurmak veya dükkân işletmekle sınırlı olmadığını ortaya koyuyor. Gelir getirici üretim faaliyetlerinin de niteliğine göre yasak kapsamında değerlendirilmesi mümkündür.
Yasak olan gelir elde etmek değil, kanunun yasakladığı faaliyeti yürütmektir
Memurların gelir getirici faaliyetleri konusunda üç temel ilke gözden kaçırılmamalıdır:
-Birincisi: Gelir elde edilmesi ile ticari faaliyette bulunulması aynı şey değildir. Telif geliri, ders ücreti, ticari işletme kazancı ve serbest meslek geliri kendi hukuki özellikleri içinde değerlendirilmelidir.
-İkincisi: Mesai dışında olmak veya aylıksız izne ayrılmak, ticari faaliyet yasağını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
-Üçüncüsü: Eski tarihli idari görüşler yol gösterici olabilir; ancak bunlar güncel mevzuatın ve somut olayın incelenmesinin yerine geçmez.
Özellikle özel kanunlara tabi personel bakımından ayrıca değerlendirme yapılmalıdır.
Kamu görevlilerinin bilgi üretmesi, kitap yazması, uzmanlıklarını geliştirmesi ve topluma katkıda bulunması elbette değerlidir. Önemli olan, bu faaliyetlerin hukuka uygun biçimde yürütülmesi ve kamu görevinin kişisel çıkar sağlama aracına dönüştürülmemesidir. Devlet memurluğu, kişinin bütün bilgi ve yeteneklerinden vazgeçmesi demek değildir. Ancak kamu görevi de kişisel kazanç için sınırsız bir hareket alanı sağlamaz. Esas olan, kanuni sınırları doğru belirlemek ve kamu hizmetine duyulan güveni korumaktır.





