MEB'den 4 yıllık lise eğitimine '2+2' modeli
MEB'den 4 yıllık lise eğitimine '2+2' modeli
İçeriği Görüntüle

Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Çakırcı, 'Yönetmelik MEB'in keyfi yorum Maliye'nin' başlıklı bir açıklama yaptı.

Çakırcı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın MEB'in yönetmeliği hakkında görüş bildirmesinin yanlış olduğunu kaydetti.

Çakarcı'nın açıklaması şöyle:

"Bünyesinde ikili eğitim yapılan sınıfların bulunduğu, ancak genel itibarıyla tekli eğitim yapan eğitim kurumlarında görev yapan yöneticilere toplu sözleşme gereği ilave ek ders ücreti ödenmemesi noktasında, MEB’in talebi üzerine Hazine ve Maliye Bakanlığınca verilen görüş; hem usul yönünden hukuka aykırı hem de mevcut toplu sözleşme hükmünün kapsamını daraltıcı niteliktedir. Bu haliyle kabul edilmesi mümkün değildir.

MEB’in; tümüyle ikili eğitim yapmayan, ancak bünyesinde anasınıfı, özel eğitim ana sınıfı ve uygulama sınıfı gibi birimlerde ikili eğitim yapılan okulların “ikili eğitim yapan okul” sayılıp sayılamayacağı konusunda, kendi yönetmeliğini dahi yorumlamayıp neden Hazine ve Maliye Bakanlığından görüş alma ihtiyacı duyduğunu anlamak mümkün değildir.

Bir Bakanlık, bizzat kendisinin hazırladığı mevzuatı —üstelik mali hüküm içermeyen bir konuda— neden Hazine ve Maliye Bakanlığına yorumlatır? İnisiyatif almaktan neden kaçınır?

Diğer taraftan toplu sözleşmede; “Toplu sözleşmenin uygulanmasına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye ve uygulamayı yönlendirmeye Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığı görevli ve yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.

Dolayısıyla toplu sözleşme hükmünün uygulanmasına ilişkin olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın tek başına görüş vererek uygulamayı yönlendirmesi mümkün değildir. Bu nedenle söz konusu görüş, yalnızca hukuki dayanaktan yoksun değil; aynı zamanda yetki aşımı ve yetki gasbı niteliği taşımaktadır.

Bünyesinde ikili eğitim yapılan sınıflar bulunduğu için sabah 06.30’da görevine başlayıp akşam 18.30’a kadar çalışan bir eğitim kurumu yöneticisinin, zaten son derece cüzi olan hakkını dahi bürokratik yorumlarla gasp etmek; emeği yok saymak, hakkaniyet duygusunu zedelemek ve alın terini değersizleştirmekten başka bir şey değildir."