İşten atılan işçi, konuyu mahkemeye taşıdı. Mahkemede yer alan beyanlara göre, davacı, yaklaşık 8 yıldır davalı firmada çalıştığını, 31/7/2013 günü rapor hazırlamak için geç yattığından uyanamadığını saat 9:00 da uyandığında acele hazırlanıp yola çıktığını, kendisine telefonda "nerdesin" diye soran Bölge Müdürüne tepkisinden çekindiğinden "... Sağlık Ocağındayım" dediğini bunun üzerine haksız olarak işten çıkartıldığını, her zaman mesaiye özen gösterdiğini bir kez yapılan eylem nedeniyle fesihten başka yollara gidilmeden yapılan feshin haklı ve geçerli olmadığını belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Ücretli çalışan sayısı yüzde 1,8 arttı
Ücretli çalışan sayısı yüzde 1,8 arttı
İçeriği Görüntüle

Yerel Mahkemece; tıbbi tanıtım sorumlusu olan davacının yaptığı işin mahiyeti gereği serbest zamanlı olarak çalıştığı, çalışmasının normal mesai kavramı içerisinde değerlendirilemeyeceği, mesaiye geç kalmanın tek başına iş akdinin feshine gerekçe kabul edilemeyeceği, davacının feshe neden olarak gösterilen olay günü yöneticisine yanlış beyanda bulunduğu ve kusurlu olduğu açık olmakla birlikte savunmasını usulüne uygun olarak yaptığı, aynı durumun daha önce yaşanmadığı, davacıya bu hatalı davranışı nedeniyle ihtar ya da başka bir müeyyide uygulanmadan doğrudan işten çıkarma yoluna gidilmesiyle feshin son çare olması ilkesine aykırı davranıldığı, fesih sebebi olarak gösterilen sebebin haklı ve derhal fesih sebebi olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Yargıtay ise bu kararı aşağıdaki gerekçe ile bozmuştur:

Dosya içeriğine göre davacı işçinin gece rapor hazırladığı için saat 09:00 sularında henüz evden çıkmış olması ve kendisini yolda iken arayan Bölge Müdürüne Nisan, Mayıs, Haziran aylarında eşinin hamileliği ve düşük yapması nedeniyle birçok kez izin aldığı, bölge yöneticisinin tepkisinden çekindiğinden bir anlık kararla Sağlık Ocağında olduğunu söylediğini belirten savunması da dikkate alındığında yöneticisine yalan beyanda bulunma şeklinde gerçekleşen eylemi ile işverenin haklı feshi arasında açık bir oransızlık bulunduğu ancak taraflar arasında güven ilişkisinin sarsıldığı ve iş ilişkisinin devamının işveren açısından beklenilemeyeceği anlaşıldığından fesih haklı bir nedene dayanmaktadır.