Bir memurun kitap yazması ve eserinden telif geliri elde etmesiyle bir ticari işletme kurarak kitap satışı yapması aynı şey değildir.

Eser meydana getirmek, fikrî hak sahibi olmak ve bu haklardan telif geliri elde etmek, faaliyetin niteliğine göre ticari işletme işletmekten farklı değerlendirilebilir.

Buna karşılık düzenli bir ticari organizasyon kurmak, satış faaliyetini bizzat işletmek veya kamu görevini kişisel kazanç sağlamak amacıyla kullanmak farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.

Dolayısıyla yalnızca gelir elde edildiği gerekçesiyle her telif faaliyetini yasak kabul etmek de her türlü kitap satışını serbest saymak da doğru değildir.

'Memura 66 bin, işçiye 96 bin TL ödenmesi tepki çekti'
'Memura 66 bin, işçiye 96 bin TL ödenmesi tepki çekti'
İçeriği Görüntüle

Özetle kitap, dergi vb. telif geliri elde etmek yasak kapsamında değildir.

Ticari kazanç elde edilmediği sürece youtube yayınları da bu kapsamdadır.

Bu nedenle somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapılması gerekmektedir.

MEMURLAR SEMİNERLERE KATİLIP SUNUM YAPABİLİR Mİ?

Bir kamu görevlisinin uzmanlığı nedeniyle seminere davet edilmesi ya da eğitim vermesinin istenmesi, sık karşılaşılan durumlardandır. Ancak ücretin kim tarafından ve hangi hukuki dayanakla ödeneceği önemlidir.

Mülga Devlet Personel Başkanlığının 16 Mayıs 2014 tarihli ve 2405 sayılı görüşünde, Dünya Bankasının düzenlediği bir seminerde konuşmacı olacak kurum personelinin sunumu karşılığında doğrudan Dünya Bankasından ücret alamayacağı; buna karşılık 657 sayılı Kanun’un 89. maddesi çerçevesinde ders görevi verilmesi ve ilgili Kanun’un 176. maddesine göre kurumunca ücret ödenmesinin mümkün olduğu değerlendirilmiştir. Bu görüş, uzmanlığın kamu yararına kullanılmasına engel olunmadığını; ancak ödeme ve görevlendirmenin hukuki bir zemine dayanması gerektiğini gösteriyor.

İş güvenliği uzmanlığı ve işyeri hekimliği eğitimleri bakımından da benzer bir konu gündeme gelmiştir. Mülga Devlet Personel Başkanlığının 24 Temmuz 2015 tarihli ve 4966 sayılı görüşünde, gerekli koşulların sağlanması hâlinde belirli eğitim faaliyetlerinde mesai dışında, kurum izniyle ve haftada on saati aşmamak üzere ders görevi alınabileceği belirtilmiştir. Ancak bu görüşler, bütün memurların her türlü özel eğitim kurumunda ders verebileceği anlamına gelmez. İlgili kişinin statüsü, görev alanı, özel mevzuat ve gerekli izinler birlikte incelenmelidir.