Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince gözaltına alınan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ile Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can tutuklandılar.
İçişleri Bakanlığı da Tanju Özcan hakkında görevden uzaklaştırma kararı verdi. Belediye Meclisi Başkan Vekilini seçecek.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in açıklamaları
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise Özcan'ın gözaltına alınmasının sonra Bolu İl Jandarma Komutanlığı önünde yaptığı açıklamada Özcan'a destek vermiş, Özcan'ın vakıf aracılığıyla 528 öğrenciye burs sağladığını vurgulayarak şunları söylemişti:
"Tanju, Bolu'da iş insanlarından, marketlerden vakfa bağış almış ki yoksul çocuklara dağıtsın. Ey Savcı Bey, beş çocuk da sen okut göreyim. Bu şehir bu yoklukta 528 evladını okutan adamdan utanmaz, sen onu itibarsızlaştıramazsın. Tanju'nun yaptığı utanılacak değil, övünülecek bir iştir."
Özgür Özel’in Belediye Başkanını savunmak için yaptığı açıklamanın suçun ikrarı olduğu belirtiliyor.
Türk Ceza Kanunu irtikap suçunu nasıl tarif ediyor?
Türk Ceza Kanunu’nun irtikap suçunu tarif eden 250. maddesinde şu ifadeler yer alıyor:
“Madde 250- (1) Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, kişinin haklı bir işinin gereği gibi, hiç veya en azından vaktinde görülmeyeceği endişesiyle, kendisini mecbur hissederek, kamu görevlisine veya yönlendireceği kişiye menfaat temin etmiş olması halinde, icbarın varlığı kabul edilir.
(2) Görevinin sağladığı güveni kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği hileli davranışlarla, kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi ikna eden kamu görevlisi, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) İkinci fıkrada tanımlanan suçun kişinin hatasından yararlanarak işlenmiş olması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) İrtikap edilen menfaatin değeri ve mağdurun ekonomik durumu göz önünde bulundurularak, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.”
Tutuklanma talebinde neler yer alıyor?
Savcılık tarafından tutuklanmaya sevk yazısında Tanju Özcan ve diğer kamu görevlilerinin suç unsuru oluşturan fiilleri belirtilmiştir. Sevk yazısına göre henüz iddianamenin hazırlanmadığı anlaşılıyor.
Sevk yazısında şu ifadeleri görüyoruz;
Özcan’ın Bolu Bel Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine gelir sağlamak amacıyla Bolu Belediyesi tarafından Bolu ilinde faaliyet gösteren marketler ile reklam sözleşmesi yapılması amacıyla belediye başkanı yardımcısı Süleyman Can’ın bir kısım market sorumluları ile görüştüğü, belediye başkan yardımcısı Süleyman Can’ın görüşmüş olduğu market sorumlularından olumsuz cevap alması üzerine Bolu belediye başkanı Tanju Özcan tarafından market sorumlularının davet edildiği bir toplantının yapıldığı, toplantıda Bolu belediye başkanı Tanju Özcan’ın market sorumlularından Bolu Bel ile reklam sözleşmesi imzalamalarını istediği, market sorunlarının olumsuz cevap verdiği, Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın sunmuş olduğu teklifin kabul edilmemesi üzerine toplantıya katılanlara Market sorumluları ile görüşerek sözleşmenin akibetini takip ettiği ve sözleşme yapmaları konusunda market sorunlarını ikna etmeye çalıştığı, BİM isimli 32 marketin 29.05.2024-3 1.05.2024 tarihleri arasında Yeni Mağazacılık A-101 isimli 44 marketin 3.06.2024-12.06.2024 tarihleri arasında ŞOK isimli 26 marketin 3.06.2024-12.06.2024 tarihleri arasında CarrefourSA isimli beş marketin 3.06.2024-11.06.2024 tarihli arasında denetimlerinin yapıldığı, yapılan denetimler üzerine BİM , CarrefourSA Nuhmar 1N ve Avantaj marketlerin reklam sözleşmesi imzalamayı kabul ettiği, A101 ve ŞOK marketlerin ise reklam sözleşmesi yapmayı kabul etmedikleri, Bolu belediyesi tarafından ikinci denetimlerin ŞOK marketlere, 12.07.2024- 2.08.2024 tarihleri arasında A101 marketlere 29.07.2024-12.08.2024 tarihleri arasında olmak üzere sadece reklam sözleşmesi imzalayan A101 ve ŞOK marketlere yapıldığı denetimler neticesinde A101 ve ŞOK market isimli bir kısım iş yerlerine idari para cezası ve işletmenin beş gün süre ile ticaretten men edilmesine karar verildiği, tüm bu işlemler sonucu Bolu Belediyesinin esasında kanuni olarak yetkisinde bulunan denetim yetkisini hukuka aykırı bir amaç uğruna kullanıp marketlerin icbar altında reklam sözleşmesi yapmaya zorlandığı iddia olunan olayda şüphelilerin üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve tutuklama nedeninin bulunduğu anlaşılmakla tutuklanma için Hakime sev edildiği ve hakim kararı ile tutuklandıkları görülüyor.
Bolu Belediye Başkanı ve Başkan Yardımcısının işledikleri fiilin Türk Ceza Kanununun 250.maddesinde yer verilen suç tanımına uyduğu anlaşılıyor.
CHP Genel Başkanı da yapılan işlemin öğrencilere burs temini için yapıldığı belirtilmiştir.
Soruşturma izni alınması gerekmez miydi?
Memurlar Ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’un 2.maddesine göre irtikap suçu için soruşturma izni alınmasına gerek yoktur. Nitekim burada Ağır cezayı gerektiren suçüstü halinin genel hükümlere tabi olduğu belirtilmektedir.
Başka belediyeler de benzer suçu işliyorlar
Bolu Belediye Başkanının tutuklanmasına sebep olan suç unsuru birçok belediye tarafından sıradan bir şekilde işlenmektedir. Belediye’den ruhsat almak isteyen bir müteahhitten belediyeye bağış adı altında bazen bir iş makinası, bazense bir çöp kamyonu istenmektedir. Alan ve veren razı olduğu takdirde sorun çıkmazken şikayet sonrasında yetkililerin başları belaya girebilmektedir.
Belediyelerin belediyelerle işi olanlardan bağış almalarının önüne geçilmediği sürece bu tür suçlar sessiz sedasız işlenmeye devam edecektir. Belediyelerle sürekli işi olanların şikayet edemeyeceği için sorun çıkmıyor. Ancak aşağı yukarı birçok belediyede benzer fiiller sıradan bir şey olarak devam etmektedir.
Ben iyi niyetle belediye çıkarlarına uygun bir iş yapıyorum savunması suçun oluşmasını önlememektedir.
Nitekim Tanju Özcan’ın Şirketlere reklam sözleşmesi imzalatmak için kullandığı yöntem kabulü mümkün olmayan bir durumdur. Ya reklam sözleşmesi yaparsın yada ben seni pişman ederim mantığı yanlıştır. Sonuç olarak Belediye Başkanı Özcan şikayet edilince duvara çarpmıştır.
Demek ki kamu gücü öğrencilere burs temin etmek için de kullanılamıyormuş. Adam/Şirket bağış vermek istemiyorsa kamu gücü ile Şirketleri terbiye etmek doğru değildir. Kim bilir belki de Özcan bir milat olur.




