Kamuda çalışan işçi ve memurlar arasındaki maaş ile ikramiye tartışması büyüyor.
Çünkü Temmuz ayı zamları ile birlikte memurları ile işçilerin emekli olurken aldıkları ikramiyelerde adeta büyük bir fark oluştu.
Mali ve Sosyal Haklara İlişkin Genelge ile temmuz ayı sonrası için memur maaş katsayısı yeniden belirlendiği için birçok ödeme kalemi de artmıştır.
Bunlardan birisi de kıdem tazminatı tavanıdır.
Kıdem tazminatı tavanı en yüksek devlet memuruna ödenen ikramiyenin bir yıllık tutarı kadar olup bu tutar da 73.729,87 TL olarak açıklanmıştır.
En yüksek devlet memurunun bir yıllık ikramiye tutarı bu kadar olunca daha alt unvanlı memurların ikramiye tutarı da ister istemez daha düşük olacaktır.
Yine memurların ikramiye hesaplanmasında 5510 sayılı Kanuna tabi olan memurlarla 5434 sayılı Kanuna tabi olan memurlar arasında hesaplama farkı bulunmamaktadır. Maaş hesaplaması farklı iken ikramiye hesaplaması aynı bırakılmıştır.
Kamuda çalışan işçilerle memurlar arasında yıllardan beridir var olan tartışma yeniden gün yüzüne çıkmıştır. İkramiye- kıdem tazminatı kavgası yeniden ortaya çıkmıştır.
Özellikle 5510 sayılı Kanuna tabi olan memurların emekli maaşındaki düşüklük şimdi de ikramiye- kıdem tazminatı farkındaki makası tartışma konusunu gündeme getirmiştir.
Örnek üzerinden açıklarsak konu daha iyi anlaşılacaktır. 55.000 TL net maaş alan bir işçi En Yüksek Devlet Memurunun aldığı ikramiyesi olan 73.729,87 TL kadar kıdem tazminatı alabilecektir. Hatta tavan tutar olmasa daha fazla alabilecekti.
Bu kapsamda 1-4 derece kademedeki üniversite mezunu 25 yıllık hizmeti olan bir memur 1.151.990,80 TL emekli ikramiyesi alabilecekken 25 yıllık hizmeti olan ilk okul mezunu bir işçi ise 1.843.246,75 TL kıdem tazminatı alacaktır.
Birçok sınavdan geçerek memur olan ve büyük çabalarla yükselen memurlar bu durum karşısında tepki göstermektedir. Zaten bu durumun rasyonel olduğunu iddia etmek ve savunmak da mümkün değildir. Acı ama durum budur.





