Ortadoğu’daki vekalet savaşlarının sıcak çatışmaya dönüşmesiyle dünya ekonomisi yeni bir döneme girdi. Şahin Ali Şen, www.notlar.net.tr'de kaleme aldığı analizinde Türkiye'nin coğrafi yakınlığı ve enerji ithalatçısı yapısı nedeniyle bu süreçten en fazla "yıpranan" ülkelerin başında geleceği uyarısında bulundu.
Mazot 66 Lira: "Asıl Sorun Maliyet Etkisi"
Savaşın başlamasıyla petrol fiyatlarının 60 dolardan 100 dolara (%40 artış) çıktığını belirten Şen, bu durumun zincirleme etkisine dikkat çekti:
Akaryakıt Darbesi: Mazot fiyatı 66 TL’nin üzerine çıktı. Bu durum çiftçiden sanayiciye, nakliyeciden tüketiciye kadar herkesin maliyetini doğrudan artırdı.
Gıda Enflasyonu: Akaryakıt zammı ve ihracat hareketliliği gıda fiyatlarını vurdu. Şen, manavda patlıcanın 250 TL’ye kadar çıktığı bir piyasa gerçeğiyle karşı karşıya olduğumuzu vurguladı.
Merkez Bankası’nın %16 Hedefi Zorda
Türkiye’nin Ocak ve Şubat ayı toplam enflasyonunun %7,80’e ulaştığını hatırlatan Şahin Ali Şen, Merkez Bankası’nın %16’lık yıl sonu hedefinin ilk 6 ayda aşılabileceğini öngörüyor. Savaş nedeniyle peşi peşine gelen zamların "psikolojik-beklenti etkisi" yarattığını belirten Şen, hükümetin artık "savaş mazeretine" sığındığını ifade etti.
Lojistik ve Turizmde "Kısa Vade" Hasarı
Savaşın sahaya yansıyan ilk somut zararları ise şöyle sıralandı:
Ulaşım: THY bölge uçuşlarını durdurdu, İran’da iki uçağımız kaldı.
Deniz Ticareti: 15 Türk gemisi Basra Körfezi’nde bekleyişini sürdürüyor.
Turizm: Füzelerin Türkiye semalarında düşürülmesi ve bölgeye yakınlık, turizmde iptalleri ve ertelemeleri beraberinde getirdi.
"Sıkılaştırma Emekli İkramiyesiyle Başladı"
Şen, yeni bir kemer sıkma döneminin sinyallerini verdi. Emekli bayram ikramiyelerine zam yapılmamasını bu sürecin ilk adımı olarak değerlendiren yazar, 2027 seçimlerine kadar iktidarın seçim ekonomisi uygulama alanının daraldığını belirtti.
Sonuç: Yapısal Sorunlar Ertelenemez
Analizin sonunda Şen, asıl meselenin sadece savaş değil, Türkiye’nin kronikleşen yapısal sorunları olduğunu hatırlattı:
"Ekonomi yönetimi sürekli vergileri artırarak, yeni vergiler koyarak ve borçlanarak ekonomiyi düzlüğe çıkaramaz. Sanayide düşük kapasite ve ithalata bağımlı üretim yapısı çözülmedikçe stres bitmeyecektir."