Emekli Haberleri

En düşük emekli aylığının ortaya çıkardığı sorunlar

En düşük emekli maaşının 20 bin TL'ye yükseltilmesi Hazineye büyük bir yük getirirken emekliler açısından ise büyük bir hayal kırıklığı oluşturdu. Hazine de emekliler de fedakarlık yaptığını iddia ediyor. Sonuçta ise her iki tarafta memnun olmuyor.

Abone Ol

Kanuni düzenlemenin yürürlüğe girmesi sonrasında Ocak 2026 itibarıyla Türkiye'de en düşük emekli aylığı 20.000 TL olarak uygulanacaktır. Ancak bu rakam, beraberinde pek çok yapısal ve ekonomik sorunu da beraberinde getirmektedir. Bu sorunları dört başlık altında şu şekilde özetleyebiliriz:

1. Kök Maaş ve "Sıfır Zam" Riski

En büyük karmaşa, "kök maaş" (kişinin yatırdığı primlere göre hesaplanan asıl maaşı) ile "ele geçen en düşük aylık" (hazine desteğiyle tamamlanan tutar) arasındaki farktan kaynaklanmaktadır.

Temmuz veya Ocak dönemlerinde yapılan yüzdelik zamlar, 20.000 TL üzerinden değil, kişinin daha düşük olan kök maaşı üzerinden hesaplanmaktadır.

Örneğin, bir emeklinin kök maaşı 15.000 TL ise ve %12,19 zam yapıldığında yeni kök maaşı 16.828 TL olacaktır. Bu tutar hala en düşük emekli aylığı olan 20.000 TL'nin altında kaldığı için emeklinin eline geçen parada 20.000 TL olacaktır. Bu kişiye Hazineden yapılan destek 3.172 TL olacaktır.

Kök maaşı % 12,19 oranındaki zamla birlikte 19.900 TL olan bir emekliye ise 100 TL destek ödemesi yapılacaktır.

Böyle olunca da düşük prim ödeyenler ödüllendirilmiş olacaktır.

2. Alım Gücü ve Açlık Sınırı Makası

2026 yılı ekonomik verilerine göre, en düşük emekli aylığı temel ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kalmaktadır.

2026 asgari ücreti 28.075,5 TL iken, en düşük emekli maaşı bunun çok gerisinde (20.000 TL) kalmıştır.

Yine açlık sınırının 40.294 TL bandına yaklaştığı bir ortamda, emeklilerin büyük bir kısmı temel gıda ve barınma ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanmaktadır.

3. Aylık Bağlama Oranları (ABO) Sorunu

Emekli maaşlarının düşük olmasının temelinde, 1999 ve 2008 yıllarında yapılan yasal değişikliklerle Aylık Bağlama Oranlarının kademeli olarak düşürülmesi yatmaktadır.

1999 yılı öncesinde 25 yıl çalışan birinin maaş bağlama oranı %70-76 civarındaydı.

2008 sonrası dönemde bu oran %45-50 seviyelerine kadar çekilmiştir. Bu durum, daha fazla prim ödeyenin değil, sistemin en alt sınırına mahkum edilenin arttığı bir yapı oluşturmuştur.

4. "Dipte Eşitlenme" (Adalet Kaybı)

Sistem, yüksek prim ödeyen ile asgari seviyede prim ödeyeni aynı noktada birleştirmektedir.

Kayıt Dışılığı Teşvik: "Nasıl olsa en düşük maaşı alacağım" algısı, çalışanların sigorta primlerini asgariden göstermesine veya kayıt dışı çalışmasına neden olmaktadır.

Prim Adaletsizliği: 30 yıl boyunca yüksek prim ödeyen bir emekli ile 15 yıl asgari prim ödeyen emekli arasındaki maaş farkı neredeyse kapanma noktasına gelmiştir.

En Düşük Emekli Aylığı Sorunları Özeti

Sorun Başlığı

Etkisi

Kök Maaş Çıkmazı

Zamların hissedilmemesi (Sıfır zam).

ABO Düşüklüğü

Maaşların asgari ücretin yarısına kadar gerilemesi.

Enflasyon Baskısı

Maaşın her ay reel olarak değer kaybetmesi.

Sosyal Adalet

Yüksek prim ödeyenin mağdur olması.