Gündem

Bakan Yumaklıyı rahatsız etmeyen Türkşeker’deki organize işler!

Uzun süredir Konya Karapınar’da şeker pancarı üreticilerinin bir firma tarafından nasıl sömürüldüğü yazılıp çiziliyor ancak Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ise adeta sessizlik orucu tutuyor.

Abone Ol

tarimdanhaber.com uzun süredir Konya Karapınar’da şeker pancarı üreticilerinin bir firma tarafından nasıl sömürüldüğünü gündeme getiriyor. Ancak çiftçinin yanında durması gereken Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ise fıtratından gelen sakin tavrını bu olayda da göstererek sükunetinden milim sapmıyor. Adeta ortalık toz duman.

Bakan Yumaklı gerçekten çiftçilerin yanında durmuş olsaydı doğrudan olay mahalline gider ve olayı ilk elden dinlerdi. Bizi dinlemek ise Bakan Yumaklı için zayıflık sayılacağı için ona da tenezzül edilmedi.

Anlayacağınız kamu özel işbirliği ile çiftçiler perişan edilmeye devam ediyor. Olan ise gariban çiftçiye oluyor. Belli ki Bakan Yumaklı da biraz farklı olsa da kamu özel işbirliğine heves etmiş.

Karapınar’daki bir çiftçinin ibret yüklü sözü ise hafızalara kazındı. Çiftçinin çaresiz bir şekilde Türkşeker’deki yöneticilerin bilgisi ve onayı olmadan bu işler nasıl olacak beyim ifadeleri hala kulaklarımızda duruyor. Çiftçinin kara gün dostu olması gereken Bakanlığın oluşturduğu gölge ise tek kelimeyle utanç verici bir hal aldı.

Çiftçi sözlerini bunlarla mücadele edemezsin, kaç kere Türkşeker Genel Müdürü’nü bu firmanın ofisinde gördüm, kimi kime şikayet edeceksin ki beyim deyince başımdan kaynar sular döküldü. Gariban çiftçinin dediği de doğru. Kimi kime şikayet edeceksin ki?

İşte Karapınar’daki tablo bu. Denklemin bir yanında Bakan + Genel Müdür + Sendika Başkanı diğer yanında ise gariban çiftçiler. Nasırlı elleriyle toprağı avuçlayan çiftçiler, göz göre göre kendilerini sömürenlere sahip çıkanları hiç kimsenin kaçamayacağı o güne havale ediyorlar.

Bunca habere rağmen burada neler oluyor diye sormayan Bakan Yumaklı ise her zaman olduğu gibi ölü taklidi yapıyor. Bakanın bu konudan haberdar olmaması ise İmamoğlu davasına yansıyan hukuki tabirle hayatın olağan akışına aykırıdır.

Demek ki organize işler filmden ibaret değilmiş.

Eskiden bir haber çıktığında ilgililer en azından sorumluluk hissederdi. Bugün ise duyarsızlığın normalleştiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu çarpık düzenin değişmesi gerektiğine olan inancımız tamdır.