Aynı toprakta kök salmak: Medyanın "Can Suyu" hatıra ormanı oldu!

Abone Ol

Atılan bazı adımlar vardır; yalnızca bir tören değildir.

Bir fotoğraf karesi değildir.

Bir protokol metni hiç değildir.

O adımlar, geleceğe bırakılan sessiz ama çok güçlü izlerdir.

İşte Atatürk Orman Çiftliği içerisinde gerçekleştirilen “Medya Çalışanları Hatıra Ormanı” da tam olarak böyle bir iz bıraktı.

Bugün Türkiye’de medya denildiğinde çoğu zaman ekranlar konuşulur, manşetler tartışılır, reytingler hesaplanır. Oysa o ekranların arkasında gecesini gündüzüne katan insanlar vardır. Yangında, depremde, selde, savaşta, sokakta, meydanda görev yapan; kimi zaman alkışlanan kimi zaman ağır eleştirilere maruz kalan ama her şartta görevini yapmaya çalışan emekçiler vardır. İşte bu anlamlı organizasyon, medya çalışanlarının da bu dünyada “dikili bir ağacı” olsun düşüncesiyle hayata geçirildi.

Bu fikir başlı başına çok kıymetliydi.

Ancak programın asıl anlamını büyüten şey; Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı adına programa iştirak eden İletişim Başkan Yardımcısı İlhami Giray Şahin ve beraberindeki daire başkanlarının gösterdiği samimiyet oldu.

Çünkü bazı katılımlar yalnızca “orada bulunmak” değildir; oraya değer katmaktır.

Bu programda da tam olarak bu yaşandı.

İletişim Başkan Yardımcısı İlhami Giray Şahin’in yaptığı konuşmalarda özellikle iletişimin birleştirici gücüne yaptığı vurgu son derece önemliydi. Bugün bilgi çağında yaşıyoruz. Bir cümle bazen bir ülkeyi ayağa kaldırıyor, bazen toplumu sakinleştiriyor, bazen de insanları birbirine düşürebiliyor.

Böyle bir dönemde iletişimin dili kadar vicdanı da önem taşıyor. İşte orada verilen mesajlar, medyanın sadece haber veren bir yapı değil; toplumsal hafızayı, ortak vicdanı ve millet olma bilincini taşıyan büyük bir yapı olduğunu yeniden hatırlattı.

Fakat belki de günün en kıymetli görüntülerinden biri kürsüde değil, fidanların başındaydı.

Ulusal kanallardan yerel basına kadar ayrım yapılmaksızın bütün medya temsilcileriyle tek tek ilgilenilmesi, sohbet edilmesi, hal hatır sorulması…

Özellikle İlhami Giray Şahin’in ve Öz Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan’ın medya çalışanlarıyla birlikte fidanlara can suyu vermesi, verilen mesajı çok daha güçlü hale getirdi.

Çünkü orada sadece ağaç dikilmedi.

Orada bir anlayış yeşertildi.

“Sen sağdasın, sen soldasın… Sen bize yakınsın, sen uzaksın…” denilmeden; Türkiye’de görev yapan bütün medya kuruluşlarının aynı toprağa fidan bırakması çok güçlü bir tabloydu.

Adeta bir orman gibi…

Farklı görüşlerin aynı toprakta kök salabilmesi…

Aynı gökyüzüne uzanabilmesi…

Ve en önemlisi, aynı vatana nefes olabilmesi…

Çünkü orman dediğiniz şey yalnızca ağaç topluluğu değildir. Orman; çeşitliliğin birlikte yaşamasıdır. Kimi çamdır, kimi meşe, kimi ardıç…

Ama hepsi aynı toprağı korur, aynı havayı temizler, aynı yağmuru bekler. Medya da aslında böyledir. Farklı seslerin ortak millet paydasında buluşabilmesidir.

Öz Orman-İş Sendikası’nın yıllardır medya kuruluşlarıyla kurduğu güçlü iletişim de bu organizasyonda bir kez daha net şekilde görüldü. Sadece televizyon kanalları değil; HAK-İŞ’e bağlı kardeş sendikaların basın müşavirleri için de fidanlar dikildi. Hiç kimsenin unutulmaması, bu organizasyonun samimiyetini daha da anlamlı hale getirdi.

Bazı etkinlikler vardır, bittiği gün unutulur.

Bazıları ise toprağın altında büyümeye devam eder.

İşte Medya Çalışanları Hatıra Ormanı da yıllar sonra bile insanların gelip gölgesinde duracağı, belki çocuklarına “bu fidanı biz dikmiştik” diyeceği çok kıymetli bir hatıraya dönüştü.

Ve belki yıllar sonra o ağaçların dallarında esen rüzgâr bize hep aynı şeyi fısıldayacak:

Bu ülkede hala birlikte nefes alabilen insanlar var.