<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Emek Haber</title>
    <link>https://www.emekhaber.com</link>
    <description>Emek Haber, güncel işçi, memur, emekli, sendika haberleri ile son dakika gelişmeler, gündemden ekonomiye, çalışma hayatı ve sosyal güvenlik haberleri Türkiye'nin en çok takip edilen flaş emek haber sitesi Emekhaber'de.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.emekhaber.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 26 Sep 2026 22:18:37 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.emekhaber.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Sayan için istifa çağrıları yükseliyor]]></title>
      <link>https://www.emekhaber.com/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-sayan-icin-istifa-cagrilari-yukseliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emekhaber.com/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-sayan-icin-istifa-cagrilari-yukseliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bazı yatırım fonları etrafında son günlerde yaşanan tartışmalar çerçevesinde şimdi de tartışmaların odağında AK Parti Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya bulunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="auto">Borsa İstanbul ve bazı yatırım fonları etrafında son günlerde yaşanan tartışmalar yalnızca sermaye piyasalarını değil, siyaseti de yakından ilgilendiren yeni iddiaları gündeme taşıyor.</p>

<p dir="auto">Bu kez tartışmaların odağında AK Parti Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı <strong>Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya</strong> bulunuyor. Kaya’nın halen AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürüttüğü partinin resmi internet sitesinde de yer alıyor.</p>

<p dir="auto">Ancak hemen belirtelim: kamuoyuna yansıyan rakamlar şu aşamada <strong>siyasi isimlerin ileri sürdüğü iddialardan ibarettir</strong>. Bu işlemlerin hukuka aykırı olduğu, içeriden bilgi kullanıldığı veya herhangi bir suç işlendiği yönünde kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmamaktadır.</p>

<p dir="auto">Buna rağmen ortaya atılan rakamların büyüklüğü, konunun kamuoyunda açıklığa kavuşturulmasını önemli hâle getiriyor.</p>

<h2 dir="auto">İddia edilen rakamlar oldukça yüksek</h2>

<p dir="auto">YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, 26 Eylül 2026 tarihinde yaptığı açıklamada Fatma Betül Sayan Kaya’nın bir hisse senedinde <strong>63 milyon 359 bin liralık yatırım yaptığını ve daha sonra yaklaşık 1 milyar 344 milyon lira çektiğini</strong> ileri sürdü.</p>

<p dir="auto">Emre ayrıca Kaya’nın eşi İlyas Kaya’nın da <strong>99 milyon 687 bin lira yatırdığı ve 826 milyon lira çektiği</strong> iddiasını gündeme getirdi. Bu rakamlar toplandığında yaklaşık <strong>163 milyon 46 bin liralık yatırım karşılığında 2 milyar 170 milyon liralık çıkış</strong> iddia edilmiş oluyor. Emre ayrıca satışların piyasadaki sert gelişmelerden önce gerçekleştirildiğini ileri sürdü. Bunların tamamı henüz bağımsız biçimde doğrulanmış bulgular değil, siyasi bir aktörün kamuoyuna açıkladığı iddialardır.</p>

<p dir="auto">İddiaların hangi işlem kayıtlarına dayandığı ve bu işlemlerin normal piyasa koşullarında mı, başka bir bilgi veya avantaj kullanılarak mı yapıldığı ise kamuoyuna açık belgelerle henüz ortaya konulmuş değil.</p>

<p dir="auto">İşte cevaplandırılması gereken temel mesele de burada başlıyor.</p>

<h2 dir="auto">AK Parti eski milletvekili Şamil Tayyar’dan sert tepki</h2>

<p dir="auto">AK Parti eski milletvekili Şamil Tayyar da söz konusu iddialara ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p dir="auto">Tayyar, Kaya ve eşine ilişkin iddiaların ciddi olduğunu belirterek, doğru olmaları hâlinde siyasi sorumluluk tartışması doğacağını; doğru değillerse de kamuoyunun açık biçimde bilgilendirilmesi gerektiğini ifade etti. Tayyar ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının fonlardan son dönemde çıkış yapan kişilere ilişkin hareketleri incelediğini öne sürdü.</p>

<p dir="auto">Tayyar’ın bundan birkaç gün önce yaptığı başka bir açıklamada da fon soruşturmasının yalnızca yatırımcılar ve şirket yöneticileriyle sınırlı tutulmaması, sermaye piyasalarını denetlemekle görevli kamu kurumlarının ve kamu görevlilerinin sorumluluğunun da araştırılması gerektiğini savunduğu görülüyor.</p>

<p dir="auto">Dolayısıyla tartışma giderek tek tek yatırımcılardan çıkarak daha geniş bir alana yayılıyor.</p>

<h2 dir="auto">Sinan Burhan da açıklama istedi</h2>

<p dir="auto">Gazeteci Sinan Burhan da sosyal medya üzerinden Kaya’ya yönelik iddiaların kamuoyu önünde cevaplandırılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p dir="auto">Burhan, Kaya’nın eşinin adının fon tartışmalarında geçtiğini ileri sürerek kamu vicdanını tatmin edecek bir açıklama yapılması gerektiğini savundu; açıklama yapılamaması hâlinde siyasi sorumluluk tartışmasının gündeme geleceğini belirtti.</p>

<p dir="auto">Burada önemli olan, tartışmayı kişisel veya siyasi bir hesaplaşmaya dönüştürmeden somut soruların cevaplandırılmasıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 dir="auto">Asıl cevaplandırılması gereken sorular</h2>

<p dir="auto">Eğer kamuoyuna açıklanan işlem rakamları doğruysa, öncelikle bunların resmi kayıtlarla doğrulanması gerekir.</p>

<p dir="auto">Hangi hisse veya fonlarda işlem yapıldı?</p>

<p dir="auto">Alımlar hangi tarihlerde ve hangi fiyatlardan gerçekleştirildi?</p>

<p dir="auto">Satışlar tam olarak hangi tarihlerde yapıldı?</p>

<p dir="auto">Kamuoyuna yansıyan rakamlar SPK, Takasbank ve aracı kurum kayıtlarıyla uyuşuyor mu?</p>

<p dir="auto">Satışların zamanlaması gerçekten fon soruşturması veya piyasadaki sert gelişmelerden hemen önce mi gerçekleşti?</p>

<p dir="auto">Ve en önemlisi:</p>

<p dir="auto"><strong>Bu işlemlerde kamuya açık olmayan herhangi bir bilgi kullanıldığına dair somut bir bulgu var mı?</strong></p>

<p dir="auto">Bu sorular cevaplandırılmadan herhangi bir kişiyi suçlu ilan etmek doğru olmaz.</p>

<p dir="auto">Ama tam tersine, böylesine yüksek rakamların kamuoyuna taşındığı bir ortamda mesele hiç yokmuş gibi davranmak da tartışmayı sona erdirmez.</p>

<h2 dir="auto">Siyasette hukuki sorumluluk ile siyasi sorumluluk farklıdır</h2>

<p dir="auto">Burada birbirinden ayrılması gereken iki kavram var.</p>

<p dir="auto">Birincisi <strong>hukuki sorumluluk</strong>.</p>

<p dir="auto">Bir kişinin sermaye piyasası mevzuatını ihlal edip etmediğine veya suç işleyip işlemediğine ancak yetkili kurumların yapacağı inceleme ve nihayetinde yargı karar verebilir.</p>

<p dir="auto">İkincisi ise <strong>siyasi sorumluluk</strong>.</p>

<p dir="auto">Üst düzey siyasi görev üstlenen kişilerin yalnızca hukuka uygun davranmaları değil, kamuoyunda ortaya çıkan ciddi iddialara karşı şeffaf davranmaları da beklenir.</p>

<p dir="auto">Bu nedenle tartışmanın temelinde “iddia ortaya atıldı, o hâlde suç vardır” şeklinde yanlış bir yaklaşım değil;</p>

<p dir="auto"><strong>“Bu kadar ciddi rakamlar kamuoyuna açıklanmışsa bunların doğruluğu şeffaf biçimde ortaya konulmalıdır”</strong></p>

<p dir="auto">yaklaşımı bulunmalıdır.</p>

<h2 dir="auto">Sessizlik iddiaları ortadan kaldırmaz</h2>

<p dir="auto">Şu ana kadar güncel açık kaynaklarda Fatma Betül Sayan Kaya veya eşinin söz konusu iddialara ayrıntılı bir kamuoyu cevabı verdiğine dair güvenilir bir kayıt göremedim. Aynı şekilde haklarında bu iddialar nedeniyle başlatılmış somut bir adli işlem bulunduğuna ilişkin doğrulanmış bilgi de şu aşamada kamuya yansımış değil.</p>

<p dir="auto">Bu tablo nedeniyle mesele henüz <strong>iddia aşamasındadır</strong>.</p>

<p dir="auto">Ancak siyasette bazen yapılabilecek en etkili şey uzun açıklamalar değil, doğrulanabilir birkaç belgeyi kamuoyuna sunmaktır.</p>

<p dir="auto">İşlem tarihleri belliyse açıklanabilir.</p>

<p dir="auto">Alış ve satış fiyatları belliyse gösterilebilir.</p>

<p dir="auto">Kazancın kaynağı hukuka uygunsa ortaya konulabilir.</p>

<p dir="auto">İddialar gerçeği yansıtmıyorsa da bunun somut kayıtlarla gösterilmesi tartışmanın önemli bölümünü sona erdirebilir.</p>

<h2 dir="auto">Fon tartışması artık daha geniş bir şeffaflık meselesine dönüşüyor</h2>

<p dir="auto">Türkiye’de son dönemde sermaye piyasalarına ilişkin yaşanan tartışmaların en önemli sonucu belki de bu olacak.</p>

<p dir="auto">Mesele artık yalnızca hangi yatırımcının ne kadar para kazandığı değildir.</p>

<p dir="auto">Asıl mesele;</p>

<p dir="auto">- Piyasada herkes aynı bilgiye mi sahipti,</p>

<p dir="auto">- Denetim mekanizmaları zamanında çalıştı mı,</p>

<p dir="auto">- Bazı yatırımcılar diğer yatırımcılara göre avantajlı bilgiye ulaştı mı,</p>

<p dir="auto">- Siyasi veya bürokratik makamlarla sermaye piyasası işlemleri arasında araştırılması gereken bir ilişki var mı,</p>

<p dir="auto">sorularının cevaplandırılmasıdır.</p>

<p dir="auto">Bu sorular kişilere göre sorulmamalıdır.</p>

<p dir="auto">Kim olursa olsun aynı standart uygulanmalıdır.</p>

<p dir="auto">Çünkü sermaye piyasalarının temel sermayesi yalnızca para değildir.</p>

<p dir="auto"><strong>Güvendir.</strong></p>

<p dir="auto">Ve güvenin yeniden kurulmasının yolu da söylentilerden değil, <strong>belgeden, şeffaflıktan ve bağımsız incelemeden</strong> geçer.</p>

<p dir="auto">Fatma Betül Sayan Kaya ve eşine ilişkin iddialar bakımından da yapılması gereken budur:</p>

<p dir="auto"><strong>İddiaları peşinen doğru kabul etmek de yanlış, yok saymak da. Ancak şuana kadar susulması hayra alamet değildir ve kabul anlamına gelir. Zira bu kişi sıradan bir vatandaş değildir. </strong></p>

<p dir="auto"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Memur Haberleri</category>
      <guid>https://www.emekhaber.com/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-sayan-icin-istifa-cagrilari-yukseliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emekhabercom.teimg.com/crop/1280x720/emekhaber-com/uploads/2026/09/fatma-betul.png" type="image/jpeg" length="19126"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Borsa İstanbul yönetim kurulu üyelerinin konumu yeni tartışma başlattı]]></title>
      <link>https://www.emekhaber.com/borsa-istanbul-yonetim-kurulu-uyelerinin-konumu-yeni-tartisma-baslatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emekhaber.com/borsa-istanbul-yonetim-kurulu-uyelerinin-konumu-yeni-tartisma-baslatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri en yüksek devlet memuru olarak adlandırılmaktadır. Fon soruşturması kapsamında Genel Sekreterin ve DDK Başkanı'nın Borsa İstanbul'da yönetim kurulu üyesi olması yeni bir tartışma başlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Borsa İstanbul’un yalnızca piyasanın işleyişi bakımından değil, kendi yönetim yapısı bakımından da şeffaflık ve kurumsal yönetim ilkelerine örnek olması bekleniyor.</p>

<p>Borsa İstanbul Yönetim Kurulunda aynı zamanda devletin son derece kritik makamlarında görev yapan isimlerin bulunmasıdır. Bir taraftan bakılınca en yüksek devlet memuru ile güçlendirilmiş bir yönetim demek de mümkün. Ancak ortaya çıkan manzara hiçte öyle değil.</p>

<p>Mevcut yapı içerisinde Devlet Denetleme Kurulu Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul’da bağımsız yönetim kurulu üyesi ve başkan vekili; Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran da yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmaktadır.</p>

<p><strong>Tartışılan husus, söz konusu kişilerin mesleki yeterliliği değildir</strong></p>

<p>Burada tartışılan husus, söz konusu kişilerin mesleki yeterliliği değildir. Asıl mesele, bu derece ağır kamu görevlerinin yanında Borsa İstanbul gibi büyük sorumluluk gerektiren bir kurumun yönetim kurulu üyeliğinin de aynı kişiler üzerinde toplanmasının kurumsal yönetim açısından ne kadar sağlıklı olduğudur. Çünkü bir yönetim kurulu üyeliği yalnızca ikinci bir unvan anlamına gelmemektedir.</p>

<p>Yönetim kurulu üyelerinin kurumun önüne gelen dosyaları incelemesi, riskleri değerlendirmesi, gerektiğinde yönetime itiraz etmesi, şirket stratejisini takip etmesi ve iç kontrol ile risk yönetimi süreçlerinde aktif sorumluluk üstlenmesi gerekir. Dolayısıyla tartışılması gereken temel konulardan biri zamandır. Devlet Denetleme Kurulu Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı gibi görevlerin her biri başlı başına yoğun çalışma ve dikkat gerektirmektedir. Bu nedenle aynı kişilerin Borsa İstanbul yönetimine ne ölçüde zaman ve enerji ayırabildiği sorgulanmalıdır.</p>

<p>Özellikle Salih Tanrıkulu’nun konumu ise diğerlerinden daha önemlidir. Tanrıkulu’nun hem Devlet Denetleme Kurulu Başkanı hem de Borsa İstanbul’da bağımsız yönetim kurulu üyesi ve başkan vekili olması, doğrudan bir hukuka aykırılık iddiası olarak değil, bağımsızlık ve kurumsal görünüm açısından tartışılması gereken bir durum olarak ele alınmalıdır.</p>

<p><strong>Kurumsal yönetim yalnızca kanunlara şeklen uygunluk değildir</strong></p>

<p>Kurumsal yönetim yalnızca kanunlara şeklen uygunluk meselesi değildir. Bir kurumun dışarıdan nasıl göründüğü, yatırımcıda nasıl bir güven oluşturduğu ve olası çıkar çatışmalarını nasıl yönettiği de önemlidir. Özellikle denetim görevi bulunan bir kamu makamıyla sermaye piyasalarının merkezindeki bir kurumun yönetim görevinin aynı kişide birleşmesi hâlinde, bağımsızlık algısının nasıl korunacağı açık ve şeffaf biçimde ortaya konulmalıdır.</p>

<p><strong>Yönetim kurulu oluşturulurken makamlarının yüksekliği belirleyici olmamalıdır</strong></p>

<p>Bir başka önemli tartışma, Borsa İstanbul yönetim kurulunun nasıl bir uzmanlık yapısına sahip olması gerektiğidir. Yönetim kurulu oluşturulurken temel ölçünün kişilerin kamudaki makamlarının yüksekliği değil, Borsa İstanbul’a sağlayacakları katkı olması gerektiği açıktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sermaye piyasaları son derece teknik ve karmaşık bir alandır. Bu nedenle yönetim kurulunda finans, bankacılık, uluslararası piyasalar, risk yönetimi, finansal teknoloji, siber güvenlik, hukuk ve yatırımcı davranışları gibi farklı alanlarda uzman kişilerin bulunması önem taşımaktadır. Devlet tecrübesinin kuruma katkısı elbette önemlidir; ancak bunun yanında farklı mesleki birikimlerin ve piyasa tecrübesinin de yönetim kurulunda temsil edilmesi gerekir.</p>

<p>Bu noktada Türkiye’de daha geniş bir kamu yönetimi sorunu da gündeme gelmektedir. Bazı üst düzey kamu yöneticilerinin asıl görevlerinin yanında çeşitli şirketlerde, kurullarda, komisyonlarda, vakıflarda veya danışma yapılarında da görev alması, sorumlulukların aynı kişiler üzerinde yoğunlaşmasına yol açabilmektedir.</p>

<p>Oysa Türkiye’de sermaye piyasaları, bankacılık, finans, hukuk ve teknoloji alanlarında yetişmiş çok sayıda profesyonel ve akademisyen bulunmaktadır. Bu nedenle yönetim kurullarında yalnızca görev çeşitliliğinin değil, kişi ve uzmanlık çeşitliliğinin de artırılması gerektiğini düşünüyoruz.</p>

<p>Bir başka konu ise olası görev çatışmalarıdır.</p>

<p>Bir kişinin birden fazla görevinin bulunması tek başına sorun oluşturmayabilir. Ancak görevlerin niteliği ağırlaştıkça, farklı görevlerden kaynaklanan sorumlulukların aynı olayda karşı karşıya gelme ihtimali de artmaktadır. Böyle durumlarda hangi görevin öncelikli olacağı, kişinin hangi süreçlerden çekileceği ve olası çıkar çatışmalarının nasıl yönetileceği önceden belirlenmiş açık kurallara bağlanmalıdır.</p>

<p>Borsa İstanbul açısından bu mesele daha da önemlidir. Çünkü Borsa İstanbul, diğer şirketlere şeffaflık, hesap verebilirlik ve kurumsal yönetim standartlarını anlatan bir piyasa kurumudur. Bu nedenle kendi yönetim sisteminde de mümkün olan en yüksek şeffaflığın bulunması gerekir.</p>

<p>Yönetim kurulu üyelerinin hangi uzmanlıkları nedeniyle seçildikleri, hangi komitelerde görev yaptıkları, toplantılara hangi oranda katıldıkları, diğer görevlerinin Borsa İstanbul’daki sorumluluklarını etkileyip etkilemediği ve olası çıkar çatışmalarının nasıl yönetildiği konusunda kamuoyunun yeterli bilgiye ulaşabilmesi önemlidir.</p>

<p>Sonuç olarak temel sorun kişilerden ziyade sistemseldir. Bugün görev yapan isimler yarın değişebilir; ancak aynı sistem devam ettiği sürece benzer tartışmaların tekrar ortaya çıkması mümkündür.</p>

<p>Bu nedenle Borsa İstanbul yönetimine ilişkin temel soru, “Bu kişi devlette hangi makamda bulunuyor?” olmamalıdır. Asıl sorulması gereken, “Bu kişi Borsa İstanbul’a hangi uzmanlığı ve tecrübeyi kazandıracak, bu göreve ne kadar zaman ayırabilecek ve olası görev çatışmaları nasıl yönetilecek?” sorularıdır.</p>

<p>Borsa İstanbul gibi yatırımcı güveninin temel olduğu bir kurum açısından mesele yalnızca mevzuata uygunluk değildir. <strong>Şeffaflık, bağımsızlık, uzmanlık, hesap verebilirlik ve kurumsal güvenin birlikte sağlanması gerekir.</strong></p>

<p>Bu nedenle kritik kamu görevlerini yürüten isimlerin Borsa İstanbul yönetiminde de görev almasının gerekliliği ve bunun kurumsal yönetim açısından oluşturduğu sonuçlar açık biçimde tartışılmalıdır. Asıl amaç, kişileri hedef almak değil; <strong>Borsa İstanbul yönetiminde görevlerin, sorumlulukların ve uzmanlıkların daha sağlıklı bir kurumsal yapı içerisinde dağıtılmasını sağlamaktır.</strong>Formun Üstü</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Memur Haberleri</category>
      <guid>https://www.emekhaber.com/borsa-istanbul-yonetim-kurulu-uyelerinin-konumu-yeni-tartisma-baslatti</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 18:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emekhabercom.teimg.com/crop/1280x720/emekhaber-com/uploads/2025/10/sosyal-guvenlik-emekli/atama-karar.webp" type="image/jpeg" length="24960"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şamil Tayyar: Emekli polisin intiharı 17,1 milyon emeklinin feryadı]]></title>
      <link>https://www.emekhaber.com/samil-tayyar-emekli-polisin-intihari-171-milyon-emeklinin-feryadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emekhaber.com/samil-tayyar-emekli-polisin-intihari-171-milyon-emeklinin-feryadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Partili Şamil Tayyar, Ankara’da AYM önündeki emekli eylemi sırasında yaşamına son veren emekli polis memuru Ali Şekeroğlu’nun ölümünün ardından açıklama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara’da memur emeklilerinin seyyanen zam talebiyle Anayasa Mahkemesi önünde düzenlediği eylem sırasında yaşamına son verme girişiminde bulunan emekli polis memuru Ali Şekeroğlu, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. </p>

<p>Yaşanan olayın ardından AK Partili eski Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, sosyal medya hesabından bir mesaj yayımladı.</p>

<p>Tayyar paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“İntihar sebebi ne olursa olsun birinin canına kıyması, can yakıcıdır. Düşündürücüdür. İstismar edilmemeli, sebeplerine odaklanmalı, acıya ortak olunmalıdır. 17,1 milyon emeklinin feryadı, Türkiye’nin çözüm bekleyen en ağır sorunudur.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.emekhaber.com/samil-tayyar-emekli-polisin-intihari-171-milyon-emeklinin-feryadi</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emekhabercom.teimg.com/crop/1280x720/emekhaber-com/uploads/2025/08/samiltayyar.webp" type="image/jpeg" length="11785"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Kızıyorsan mesaj atmayayım' dedi, tazminatsız işten atıldı!]]></title>
      <link>https://www.emekhaber.com/kiziyorsan-mesaj-atmayayim-dedi-tazminatsiz-isten-atildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emekhaber.com/kiziyorsan-mesaj-atmayayim-dedi-tazminatsiz-isten-atildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay, iş yerindeki taciz iddialarına ilişkin ilginç bir karar verdi. İşte o kararın detayları...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p itemprop="description">Kadın çalışana "...Tamam hakkını helal et bir an bastırdığım duygularıma yenildim..." "...yaptığım bu günahtan dolayı tövbe edeceğim, bir an gaflete düştüm..." dedi ama tazminatsız işten atılmaktan kurtulamadı. </p>

<p itemprop="description">Mahkeme kararında yer alan bilgilere göre, bir iş yerinde evli bir çalışan, kendisinden küçük hatta kızı yaşındaki bir kadın çalışana mesai dışında 'iş ile ilgili olmayan' mesajlar attı. </p>

<p itemprop="description">Kadın çalışan da durumu iş yeri yöneticilerine iletti. </p>

<p itemprop="description">Şikayet üzerine iş yeri yönetimi, erkek çalışanı taciz suçlaması ile tazminatsız işten attı. </p>

<p itemprop="description">Konu yargıya taşındı. İş Mahkemesi, erkek çalışan özür dilediği için, işten atma eyleminin ağır bir ceza olduğunu hükmetti. </p>

<p itemprop="description">Karar temyiz edildi. Yargıtay ise yere mahkemenin kararını hatalı buldu. Ve taciz şikayeti nedediyle erkek çalışanın tazminatsız atılmasını yerinde bir karar olduğuna hüküm altına aldı. </p>

<p itemprop="description">İşte Yargıtay'dan ilginç cinsel taciz kararı...</p>

<p>9. Hukuk Dairesi 2019/6572 E. , 2019/16671 K.</p>

<p>"İçtihat Metni"<br />
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ</p>

<p>DAVA TÜRÜ : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.</p>

<aside>
<p>Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.<br />
Yerel mahkeme kararının davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 13.02.2019 tarihli ve 2015/35411 E., 2019/3553 K. sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.</p>
</aside>

<p>Mahkemece özetle, davacının taciz eylemiyle iş akdinin sona erdirilmesi eylemi mukayese edildiğinde, iş akdinin sona erdirilmesinin çok ağır bir yaptırım olduğu, davacının bu hatasını anlayarak hatasından çabuk dönerek, özür dilediği ve pişman olduğu da dikkate alındığında, yedi yıldır çalışan bir işçinin aynı ortamda yıllardır bulunduğu diğer işçiyi taciz eyleminin daha önceden olmadığı, davacının uyumlu çalıştığı, diğer çalışanlar tarafından çalışmasının tavır ve tutumlarının beğenildiği, davacı işçi ile diğer işçinin çalıştığı ortamın değiştirebileceği, bu konuda ikaz, ihtar, uyarı şeklinde savunmasının alınabileceği, yaptığı eylemden pişmanlık duyduğundan ve bu eyleminin ısrar şeklinde süre gelmediğinden devam etmediğinden ve öncesinin de olmadığından dolayı münferit bir eylem olarak kabul edilip özür dilemesi ve pişmanlığının da değerlendirilerek fesihten önce, davalı işverence, başka yöntemler bulunarak çalışmasının değerlendirilmesi gerektiği ve feshin son çare olması ilkesinin bu olayda göz ardı edildiği, iş akdinin sona erdirilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı, söz konusu eylem nedeniyle herhangi bir suç duyurusunda bulunulmadığı, bulunulsa dahi sonucu değiştirmeyeceği gerekçesi ile bozmaya karşı direnme kararı verilmiştir.</p>

<p>Direnme kararı davalı vekilince temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6763 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile eklenen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici dördüncü maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<aside>
<p>YARGITAY KARARI</p>
</aside>

<p>Dairemizin “Dosyada sorun, iş yerinde çalışan evli, erkek bir işçinin aynı işyerinde çalışan ve dosya içeriğinden kendisinden çok küçük, kızı yaşında olduğu anlaşılan bir kadın çalışanı gönderdiği SMS.ler ile taciz edip, etmediği, bu davranışının işveren açısından haklı fesih nedeni oluşturup, oluşturmayacağıdır.</p>

<p>Cinsel tacizin tanımı, akademik çevrelerde tartışıldığı kadar girift değildir.</p>

<aside>
<p>İlgili kaynaklarda cinsel taciz genel olarak “kişiye yönelik tehdidi içeren, onu aşağılayan ve küçük düşüren, duygusal ve psikolojik olarak çökmesine sebep olan, kişinin iradesi dışında kendisine yönelik gerçekleştirilen sözel, fiziksel ve/veya başka türlerde cinsel içerikli herhangi bir davranış" olarak tanımlanmaktadır.</p>
</aside>

<p>Cinsel taciz, muhatabının kişilik haklarına ve çalışma özgürlüğüne saldırıdır.</p>

<p>İşyerinde cinsel taciz, bireysel olarak mağdurlar üzerinde çok boyutlu yıkıcı etkilere sahip olmanın yanı sıra ailesel, kurumsal ve toplumsal düzeylerde de derin etkiler bırakan bireysel ve toplumsal bir sorun niteliğini taşımaktadır. ( Abdullah IŞIK. Sinop Ünv. Sağlık Yüksek Okulu Sosyal Hizmet Bölümü Arş. Görevlisi. KSBD. Sonbahar 2017, Y. 9, C. 9, Kadın Özel Sayısı)</p>

<p>Cinsel taciz, karşı cinse yönelik olabileceği gibi, hem cinse karşıda yönelebilir. Ancak cinsel taciz ağırlıklı olarak erkek işçi tarafından kadın işçiye karşı ortaya çıkmaktadır.</p>

<aside>Ülkemizde iş alanlarının gelişmesi, kadınların okuma, bilgi ve becerilerinin artması, bir çok meslek dalında yapılacak işe daha yatkın ve işin niteliğine göre erkeklerden daha becerikli olmaları sonucunda bir çok kadın iş hayatında yer almaya başlamış, her alanda kadın işçilerin sayısı artmaya başlamıştır.</aside>

<p>Her alanda çalışma hayatına atılan, her kademede başarı ile yer alan kadın işçilerimizin çalışma yaşamındaki en büyük engel işin fiili, fiziki zorlukları değil, işyerinde, iş hayatında karşılaştıkları, muhatap oldukları cinsel tacizlerdir.<br />
Bugün ülkemizde ve sanayileşmiş ülkelerin çoğunda işyerinde cinsel taciz sorunu önemle üzerinde durulan ve yasal düzenlemelerle engellenmeye çalışılan bir alan haline gelmiştir.</p>

<p>Cinsel taciz, ayrıca Türk Ceza Kanunu tarafından suç olarak kabul edilmiştir.</p>

<p>Ülkemizde çalışanların cinsel tacize karşı korunması TCK.daki düzenlemeler dışında Türk Borçlar Kanunun'da ve İş Kanunu'nda yasal düzenlemeler yapılmış, cinsel taciz 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinin II/b ve d bentleri işçi açısından haklı fesih sebebi, 25/II-c maddesi ise işveren açısından haklı fesih sebebi olarak düzenlemiştir.</p>

<p>İşyerinde cinsel tacizin önlenmesinin yolu, taciz mağdurunun herhangi bir aşağılamaya maruz kalmadan karşı çıkabilmesini, tacizde bulunanı şikayet edebilmesini sağlayacak ortamın sağlanmasından, taciz failinin ise gerekli yaptırımlara maruz kalacağını bilmesinden geçmektedir.</p>

<p>İşverenler bu konuda duyarlı davranmak, tacizi engelleyici, mağdurun çekinmeden şikayetçi olabileceği ortamı sağlamak için gerekli tedbirleri almak, iddiaları ciddiyetle soruşturup, gerekli yaptırımları uygulamak zorundadır.</p>

<p>Somut uyuşmazlıkta, işveren bu yükümlülüğünü duyarlılıkla yerine getirmiş, mesajları davacıya yazılı olarak tebliğ ederek, savunmasını istemiş, iş akdini derhal feshetmiştir.</p>

<p>Somut uyuşmazlıkta, davacı iş akdinin haksız olarak feshedildiğini iddia etmiş, davalı işveren ise yukarıda cevap bölümünde detaylıca yazıldığı şekilde davacının iş akdinin kadın çalışanı mesaj ile taciz ettiği için haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur.</p>

<p>Mahkemece yukarıda ilgili kısımda belirtilen gerekçe ile feshin haksız olduğu kabul edilerek, kıdem ve ihbar tazminatlarına hükmedilmiştir.</p>

<p>Davacının dosyada dökümü bulunan SMS yazışmalarına göre aynı gün içerisinde, saat 10.44.de olayın muhatabı kadın işçiye "...Hayırlı sabahlar." diyerek SMS gönderdiği,</p>

<p>Muhatabın, "Hayırlı sabahlar abi, hayırdır mesaj hakkını bitirmeye mi çalışıyorsun" diyerek cevap verdiği,</p>

<p>Davacının 11.16 da "<strong> Kızıyorsan atmayayım"</strong> diyerek tekrar SMS gönderdiği,</p>

<p>Muhatabın cevap vermemesi üzerine, gece saat 22.08'de muhataba "<strong>Mesaja cevap vermedin, işdeki komşu, hayırlı geceler mesaja karşıysan mesaj gönderme yaz komşu</strong>" diyerek SMS gönderdiği,</p>

<p>Bunun üzerine muhatabın "<strong>Hayırlı akşamlar abi, ben iş hakkındaki konuşmalar için veriyorum numaramı personele, iş dışında bir şey yoksa mesaj atmazsan sevinirim.</strong>" diye cevap yazdığı,</p>

<p>Davacının 22.37.de gönderdiği SMS ile muhataba "<strong>Bu yazdıklarımız aramızda kalsın" </strong>diyerek tekrar mesaj attığı,</p>

<p>Muhatabın "<strong>Bu yazdıkların aramızda kalmayacak"</strong> diyerek işverene şikayette bulunacağını mesaj ile bildirdiği,</p>

<p>Davacının bunun üzerine aynı gece gönderdiği özür mesajlarından birisinde <strong>"...Tamam hakkını helal et bir an bastırdığım duygularıma yenildim...</strong>" bir diğerinde ise "<strong>...yaptığım bu günahtan dolayı tövbe edeceğim, bir an gaflete düştüm...</strong>" şeklinde açıklama yapmıştır.</p>

<p>Kadın işçi davacıyı işyeri yetkililerine şikayet etmiştir</p>

<p>İşveren kadın işçinin başvurusu üzerine mesaj dökümlerini de yazarak davacıdan savunma istemiştir.</p>

<p>Davacının el yazılı savunmasında aynen " Şikayetçi M. benim kardeşimdir, onunla 3 senedir beraber çalışıyoruz, onunla dini sohbet etmek için dini duygularıma yenilerek mesaj attım, ona nasihat yardımcı olmak için mesaj attım, bunda taciz olduğunu kabul etmiyorum. Dini duygularım baskın çıktığı için mesaj attım. Beraber çalıştığım sürece ona hiç saygısızlık yapmadım, 7 yıldır bu fabrikada çalışıyorum. Kötüniyetim olsa telefon ile arardım, konuşurdum. Ben mesajın delil olduğunu biliyorum. Bu suçlama onun yanlış anlamasıdır. ....özür diliyorum, Helallik istiyorum..." şeklinde beyanda bulunmuştur.</p>

<p>Davacı muhatap kadın işçinin kibarca engelleme çabalarına rağmen ısrarla mesaj atmaya devam etmiştir.</p>

<p>Mesaj içeriklerinden, özellikle "...Tamam hakkını helal et bir an bastırdığım duygularıma yenildim...", "...yaptığım bu günahtan dolayı tövbe edeceğim, bir an gaflete düştüm.." şeklindeki mesajlarından davacının muhatap kadın işçiye karşı cinsel dürtülerle yaklaştığı, çok açık bir şekilde ortadadır. Kadın işçiye sırnaşıkça, cinsel dürtülerle yazılan mesajların taciz, kamuoyundaki deyimi ile sarkıntılık olduğu Mahkemeninde kabulündedir.</p>

<p>Mahkemenin feshin haksız olduğunun kabulünün gerekçeleri "...davacının eylemi ile iş akdinin sona erdirilmesi mukayese edildiğinde iş akdinin sona erdirilmesinin çok ağır bir yaptırım olduğu ve davacının hatasını anlayarak, hatasından çabuk dönerek özür dilediği, feshin hakkaniyete uygun olmadığı ve eylemle ilgili suç duyurusunda bulunulmadığıdır. "</p>

<p>Davalı işyerinde çalışan evli, davacı işçinin aynı işyerinde çalışan ve dosya içeriğinden kendisinden küçük, kızı yaşında olduğu anlaşılan bir kadın çalışanı gönderdiği SMS.ler ile taciz eyleminin “kişiye yönelik tehdidi içeren, onu aşağılayan ve küçük düşüren, duygusal ve psikolojik olarak çökmesine sebep olan, muhatabının kişilik haklarına ve çalışma özgürlüğüne saldırı oluşu, ailesel, kurumsal ve toplumsal düzeylerde de derin etkiler bırakan bireysel ve toplumsal bir sorun olma "niteliği karşısında bu eylemin hafife alınması, fesih ile kıyaslanması, yapılmakla sonuçlarını doğuran ve daha vahim sonuçlara yol açabilecek bir eylem karşısında feshin ağır bir yaptırım olduğunu söylemek yasal olarak mümkün değildir.</p>

<p>Ayrıca toplum yapımız dikkate alındığında, mağdurun bir kısım saikler ile cezai anlamda şikayetçi olmaması eylemin niteliğini değiştirmemektedir.</p>

<p>Sonuç olarak, yukarıda detaylıca açıklandığı üzere, iş yerinde çalışan kadın işçiye karşı cinsel tacizde bulunduğu açık olan davacının iş akdinin feshinin haklı nedene dayandığı anlaşıldığından, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken mahkemece yerinde ve yasal olmayan gerekçe ile kabulü hatalı olup, …” gerekçesi ile verdiği bozma kararı usul ve yasaya uygun olup, dosya kapsamına göre davacının sabit olan taciz eyleminin psikolojik ve sosyolojik etkileri dikkate alındığında, karşılığında fesih müeyyidesinin uygulanmasının “çok ağır bir yaptırım” olarak nitelendirilmesinin kabul edilemezliği karşısında direnmenin yerinde olmadığı anlaşıldığından, dosyanın temyiz incelemesinin yapılmak üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 4. maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE, 25.09.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çalışma Hayatı</category>
      <guid>https://www.emekhaber.com/kiziyorsan-mesaj-atmayayim-dedi-tazminatsiz-isten-atildi</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emekhabercom.teimg.com/crop/1280x720/emekhaber-com/uploads/2025/04/taciz-2.webp" type="image/jpeg" length="97856"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ev satış ilanlarına yeni düzenleme]]></title>
      <link>https://www.emekhaber.com/ev-satis-ilanlarina-yeni-duzenleme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emekhaber.com/ev-satis-ilanlarina-yeni-duzenleme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, Elektronik İlan Doğrulama Sistemi'nin (EİDS) kapsamını genişletmeye hazırlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakanlığın üzerinde çalıştığı yeni modelle, taşınmaz sahibinin emlak işletmesine e-Devlet üzerinden verdiği ilan yayımlama iznine ek olarak "yetkilendirme sözleşmesi" de elektronik sisteme dahil edilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sabah Gazetesi'nin haberine göre, düzenlemeyle sözleşme ile ilan arasındaki bağın otomatik hale getirilmesi hedefleniyor. Buna göre, taraflar arasındaki yetkilendirme sözleşmesinin feshedilmesi veya süresinin dolması halinde, söz konusu taşınmaza ait ilan platformlardan otomatik olarak kaldırılacak. Böylece yetkisi sona eren emlak işletmelerinin portföylerinde bulunmayan taşınmazları internette sergilemeye devam etmesi engellenecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.emekhaber.com/ev-satis-ilanlarina-yeni-duzenleme</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 08:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emekhabercom.teimg.com/crop/1280x720/emekhaber-com/uploads/2024/06/konut.jpg" type="image/jpeg" length="97418"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Destici: Emekliye 5 bin TL seyyanen zam yapılacak]]></title>
      <link>https://www.emekhaber.com/destici-emekliye-5-bin-tl-seyyanen-zam-yapilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emekhaber.com/destici-emekliye-5-bin-tl-seyyanen-zam-yapilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BBP Genel Başkanı Mustafa Destici emekliye yeni yılda enflasyonun yanı sıra 5 bin TL seyyanen zam yapılacağını iddia etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2027 yılına kısa bir süre milyonlarca emeklinin gözü zam oranlarına çevrildi. </p>

<p>Cumhur İttifakı'nın küçük ortağı Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, katıldığı Süper Haber yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. </p>

<p>Destici, hükümetin emekliye seyyanen zam konusunda çalışmalarda bulunduğunu kaydetti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hükümetin üzerinde çalıştığı rakamı duyuran Destici, "Şu anda yapılan bir çalışma var. Emekliye Ocak ayında enflasyon farkının üzerine 5 bin TL bir seyyanen zam düşünülüyor" dedi. </p>

<p>Destici, hayat pahalılığı ve alım gücündeki düşüşe dikkat çekerek söz konusu artışın beklentileri tam anlamıyla karşılamayacağını bildirdi. Destici, "Bu tek başına bir çözüm olmaz. 5 bin TL'lik seyyanen zam 17 milyon emekliyi memnun eder mi? Etmez." diyerek, emeklilerin refah seviyesini yükseltecek daha kapsamlı adımlara ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Emekli Haberleri</category>
      <guid>https://www.emekhaber.com/destici-emekliye-5-bin-tl-seyyanen-zam-yapilacak</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 08:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emekhabercom.teimg.com/crop/1280x720/emekhaber-com/uploads/2024/11/mustafa-destici.jpg" type="image/jpeg" length="90345"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliği yayımlandı]]></title>
      <link>https://www.emekhaber.com/ticaret-bakanligi-disiplin-amirleri-yonetmeligi-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emekhaber.com/ticaret-bakanligi-disiplin-amirleri-yonetmeligi-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliği Resmi Gazetede yayımlandı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="607">
   <table class="table table-bordered table-sm">
    <tbody>
     <tr>
      <td colspan="3" width="586">
      <p>Ticaret Bakanlığından:</p>

      <p>TİCARET BAKANLIĞI DİSİPLİN AMİRLERİ YÖNETMELİĞİ</p>

      <p></p>

      <p><strong>Amaç</strong></p>

      <p><strong>MADDE 1- </strong>(1) Bu Yönetmeliğin amacı, Ticaret Bakanlığında görev yapan Devlet memurları ile sözleşmeli personelin disiplin amirlerini belirlemektir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

      <p><strong>Kapsam</strong></p>

      <p><strong>MADDE 2- </strong>(1) Bu Yönetmelik, Ticaret Bakanlığı merkez, taşra ve yurt dışı teşkilatında 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre görev yapan Devlet memurları ile sözleşmeli personel hakkında uygulanır.</p>

      <p><strong>Dayanak</strong></p>

      <p><strong>MADDE 3- </strong>(1) Bu Yönetmelik, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası ve 124 üncü maddesi ile 29/4/2021 tarihli ve 3935 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 5 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.</p>

      <p><strong>Disiplin amirleri</strong></p>

      <p><strong>MADDE 4- </strong>(1) Bu Yönetmelik kapsamında görev yapan Devlet memurları ile sözleşmeli personelin disiplin amirleri Ek-1’de yer alan Cetvelde gösterilmiştir.</p>

      <p><strong>Disipline ilişkin usul ve esaslar bakımından uygulanacak mevzuat</strong></p>

      <p><strong>MADDE 5- </strong>(1) Disipline ilişkin usul ve esaslar bakımından, 657 sayılı Kanun ile Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliği hükümleri uygulanır.</p>

      <p><strong>Yürürlükten kaldırılan yönetmelik</strong></p>

      <p><strong>MADDE 6- </strong>(1) 11/1/2022 tarihli ve 31716 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ticaret Bakanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

      <p><strong>Yürürlük</strong></p>

      <p><strong>MADDE 7- </strong>(1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

      <p><strong>Yürütme</strong></p>

      <p><strong>MADDE 8- </strong>(1) Bu Yönetmelik hükümlerini Ticaret Bakanı yürütür.</p>

      <p><strong><a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/09/20260926-2-1.pdf" rel="nofollow">Eki için tıklayınız</a></strong></p>
      </td>
     </tr>
    </tbody>
   </table>

   <p></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Memur Haberleri</category>
      <guid>https://www.emekhaber.com/ticaret-bakanligi-disiplin-amirleri-yonetmeligi-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 08:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emekhabercom.teimg.com/crop/1280x720/emekhaber-com/uploads/2026/02/resmigazete1-1.webp" type="image/jpeg" length="87231"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SGK’den “emekli aylığı” açıklaması]]></title>
      <link>https://www.emekhaber.com/sgkden-emekli-ayligi-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emekhaber.com/sgkden-emekli-ayligi-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SGK bir vatandaşın KDK'ya yaptığı başvuru ile ilgili açıklama yaptı. SGK emekli aylıklarında farklılıkların giderilmesi konusunda bir çalışma olmadığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>SGK'nın emekli aylıklarına ilişkin açıklaması, bir vatandaşın Kamu Denetçiliği Kurumu'na yaptığı başvuru üzerine gerçekleşti. </p>

<p>Vatandaş KDK'ya yaptığı başvuruda,  2025 yılında emekli olmak durumunda kaldığını, ancak emekli olduğu yıl itibarıyla bağlanan emekli maaşında yaklaşık yüzde otuz oranında bir kayıp meydana geldiğini, bu durumun kendisini maddi ve manevi olarak olumsuz etkilediğini ifade etti. Vatandaş, mağduriyetinin giderilmesini istedi. </p>

<p>SGK ise vatandaşın başvurusuna ilişkin KDK'ya açıklama gönderdi.</p>

<p>Açıklamada, aylık tutarları arasında oluşan farklılığın düzeltilmesine yönelik de bir çalışmadığın olmadığını bildirdi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, “Aylık bağlama sistemlerinde yıllar itibariyle değişiklikler yapılmakla birlikte, sigortalılara, aylık talebinde bulundukları tarihte mevcut prim ödeme gün sayıları, prime esas kazançları ve yaşları gibi emekliliğe esas parametreleri dikkate alınmak suretiyle yürürlükte bulunan emeklilik sistemi kurallarına göre aylık bağlanmakta olduğu, sigortalının dönemler itibariyle geçen prim ödeme gün sayıları ve prime esas kazançları ile tahsis talep tarihlerinin bağlanacak aylığı belirlediği” vurgulandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.emekhaber.com/sgkden-emekli-ayligi-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emekhabercom.teimg.com/crop/1280x720/emekhaber-com/uploads/2025/05/sgk3.webp" type="image/jpeg" length="92505"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sosyal güvenlik uzmanından bürokratlar için 'münibüsçü' benzetmesi!]]></title>
      <link>https://www.emekhaber.com/sosyal-guvenlik-uzmanindan-burokratlar-icin-munibuscu-benzetmesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emekhaber.com/sosyal-guvenlik-uzmanindan-burokratlar-icin-munibuscu-benzetmesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal Güvenlik Uzmanı Ahmet Ünlü, bürokratlar için minübüsçü benzetmesi yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni Şafak Gazetesi Yazarı ve Sosyal Güvenlik Uzmanı Ahmet Ünlü, bürokratlar ile münibüs şoförü arasındaki benzerlikleri sıraladı. </p>

<p>Ünlü'nün bürokratlarla ilgili ilginç yazısı şöyle: </p>

<p>"Kamu kurumlarında yapılan bazı atamalara baktığınızda insanın aklına ister istemez <strong>minibüsçü mantığı</strong> geliyor.</p>

<p>Minibüsçü açısından araca binen herkes yolcudur.</p>

<p>Hizmetli de binse aynı ücreti öder, genel müdür de.</p>

<p>Öğrenci de yolcudur, profesör de.</p>

<p>Esnaf da yolcudur, bakan yardımcısı da.</p>

<p>Minibüsçünün işi yolcunun eğitimine, mesleğine, tecrübesine veya yeteneğine bakmak değildir.</p>

<p>Onun açısından mesele basittir:</p>

<p><strong>Bir koltuk vardır, bir de o koltuğa oturan yolcu.</strong></p>

<p>Yolcunun kim olduğunun fazla önemi yoktur.</p>

<p>Toplu taşıma açısından bunda garip bir taraf da yoktur.</p>

<p>Ancak aynı anlayışı kamu yönetimine taşıdığınız zaman ciddi bir problem ortaya çıkar.</p>

<p>Çünkü devlette her koltuk aynı koltuk değildir.</p>

<p>Her makamın gerektirdiği bilgi, tecrübe, eğitim, yöneticilik yeteneği ve sorumluluk farklıdır.</p>

<p>Dolayısıyla kamu yönetiminde; <strong>“Koltuk boşsa birini oturtalım.” </strong>anlayışıyla hareket edemezsiniz.</p>

<p><strong>Her yolcu aynı olabilir ama her yönetici aynı değildir</strong></p>

<p>Minibüste yolcunun niteliği önemli olmayabilir.</p>

<p>Kamu yönetiminde ise yöneticinin niteliği doğrudan kamu hizmetinin niteliğini belirler.</p>

<p>Bir genel müdürün yönettiği teşkilat vardır.</p>

<p>Bütçesi vardır.</p>

<p>Personeli vardır.</p>

<p>Karar alma sorumluluğu vardır.</p>

<p>Bir daire başkanının belirli bir alanda ciddi bilgi ve tecrübeye sahip olması gerekir.</p>

<p>Bir il müdürünün yalnızca mevzuatı değil, taşra teşkilatını ve yönettiği alanı da bilmesi gerekir.</p>

<p>Bir kurum başkanının önüne yüzlerce teknik, hukuki ve idari mesele gelir.</p>

<p>Böyle makamlara yapılacak atamalarda:</p>

<p>“Nasıl olsa öğrenir.”</p>

<p>“Yanında bilenler var.”</p>

<p>“Bir süre sonra alışır.”</p>

<p>mantığı hâkim olursa kurumların kalitesi de buna göre şekillenir.</p>

<p>Çünkü devlet yönetimi <strong>staj yapma yeri değildir.</strong></p>

<p>Elbette herkes ilk görevine bir gün başlar.</p>

<p>Hiç kimse doğuştan genel müdür veya daire başkanı değildir.</p>

<p>Ama bunun adı kariyer sistemidir.</p>

<p>Kişi aşama aşama yetişir.</p>

<p>Dosya görür.</p>

<p>Problem çözer.</p>

<p>Alt görevlerde sorumluluk alır.</p>

<p>Kurumun nasıl işlediğini öğrenir.</p>

<p>Ve belirli bir birikimden sonra daha üst görevlere gelir.</p>

<p>Olması gereken budur.</p>

<p><strong>Koltukları birbirine eşitlemek büyük hata</strong></p>

<p>Kamu yönetimindeki önemli problemlerden biri makamların giderek birbirine eşitmiş gibi görülmesidir.</p>

<p>Sanki;</p>

<p>şube müdürlüğü,</p>

<p>daire başkanlığı,</p>

<p>genel müdür yardımcılığı,</p>

<p>genel müdürlük,</p>

<p>kurum başkanlığı</p>

<p>arasında yalnızca makam odasının büyüklüğü farkı varmış gibi davranılıyor.</p>

<p>Oysa durum böyle değildir.</p>

<p>Yetki arttıkça sorumluluk artar.</p>

<p>Sorumluluk arttıkça da o göreve getirilecek kişide aranması gereken niteliklerin artması gerekir.</p>

<p>Normal şartlarda bir kişinin kariyerinin;</p>

<p>bilgi,</p>

<p>tecrübe,</p>

<p>başarı,</p>

<p>yönetim kabiliyeti</p>

<p>ve görev performansıyla yükselmesi beklenir.</p>

<p>Bunun yerine makamlar yalnızca doldurulması gereken boş koltuklara dönüşürse kamu yönetiminde minibüsçü mantığı ortaya çıkar:</p>

<p><strong>“Arka tarafta bir kişilik yer var, geç abi geç!”</strong></p>

<p>Kamu yönetimi böyle yürütülemez.</p>

<p><strong>“Yanında bilen biri bulunur” anlayışı</strong></p>

<p>Bazen yapılan bir atama eleştirildiğinde ilginç bir savunmayla karşılaşılıyor: “Her şeyi bilmek zorunda değil.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Elbette değil.</p>

<p>Hiçbir yöneticinin her şeyi bilmesi mümkün değildir.</p>

<p>Zaten yöneticilik, gerektiğinde uzmanlardan yararlanmayı da gerektirir.</p>

<p>Ama buradan hareketle yöneticinin görev yaptığı alanı hiç bilmesine gerek olmadığı sonucuna ulaşılamaz.</p>

<p>Bir hastane yöneticisinin sağlık sistemini,</p>

<p>Bir mali yöneticinin kamu maliyesini,</p>

<p>Bir personel yöneticisinin personel mevzuatını,</p>

<p>Teknik bir kurumun yöneticisinin kurumun faaliyet alanını</p>

<p>belirli ölçüde bilmesi gerekir.</p>

<p>Aksi hâlde ortaya garip bir model çıkar.</p>

<p>Yönetici makamda oturur.</p>

<p>Dosyayı uzman hazırlar.</p>

<p>Mevzuatı uzman bilir.</p>

<p>Teknik konuyu uzman bilir.</p>

<p>Riskleri uzman anlatır.</p>

<p>Çözümü uzman üretir.</p>

<p>Sonra yöneticinin önüne dosya gelir.</p>

<p>İmzayı ise neyi imzaladığını dahi bilmeden o atar.</p>

<p>Bu durumda insan ister istemez şu soruyu soruyor:</p>

<p><strong>Yöneticilik bunun neresinde?</strong></p>

<p><strong>Liyakat yalnızca diploma değildir</strong></p>

<p>Burada başka bir yanlış anlaşılmaya da dikkat çekmek gerekiyor.</p>

<p>Liyakat yalnızca diploma değildir.</p>

<p>Bir kişinin çok iyi bir üniversiteden mezun olması tek başına iyi yönetici olacağını göstermez.</p>

<p>Aynı şekilde yıllarca kamu görevi yapmış olmak da otomatik olarak iyi yönetici olmak anlamına gelmez.</p>

<p>Liyakat daha geniş bir kavramdır.</p>

<p>Bilgi gerekir.</p>

<p>Tecrübe gerekir.</p>

<p>Muhakeme gücü gerekir.</p>

<p>İnsan yönetebilme kabiliyeti gerekir.</p>

<p>Kriz yönetebilmek gerekir.</p>

<p>Mevzuatı bilmek gerekir.</p>

<p>Kurum kültürünü anlayabilmek gerekir.</p>

<p>Ve en önemlisi, sorumluluk alabilmek gerekir.</p>

<p>Dolayısıyla kamu yönetiminde asıl soru:</p>

<p><strong>“Bu kişi atanabilir mi?” </strong>olmamalıdır.</p>

<p>Asıl soru:</p>

<p><strong>“Bu kişi bu görevi hakkıyla yapabilir mi?” </strong>olmalıdır.</p>

<p>İki soru arasında çok ciddi fark vardır.</p>

<p>Mevzuat bir kişinin atanmasına engel olmayabilir.</p>

<p>Ama bu durum o kişinin o görev için en uygun kişi olduğunu göstermez.</p>

<p><strong>“Atanabilir olmak” ile “uygun olmak” aynı şey değildir</strong></p>

<p>Kamu yönetiminde üzerinde özellikle durulması gereken ayrım budur.</p>

<p>Bir kişi hukuken bir göreve atanabilir.</p>

<p>Gerekli genel şartları taşıyabilir.</p>

<p>Ancak o görevin gerektirdiği mesleki birikime sahip olmayabilir.</p>

<p>İşte burada kanuni yeterlilik ile yönetsel yeterlilik birbirinden ayrılır.</p>

<p>İyi kamu yönetimi yalnızca:</p>

<p>“Mevzuatta engel var mı?” sorusuyla kurulamaz.</p>

<p>Bir de:</p>

<p>“Bu atama kamu hizmetinin kalitesini artıracak mı?” diye sormak gerekir.</p>

<p>Aksi hâlde kanunen atanabilen herkesin her göreve uygun olduğu gibi son derece yanlış bir anlayış ortaya çıkar.</p>

<p>Bu da tam anlamıyla minibüs mantığıdır:</p>

<p><strong>Biletini aldıysa koltuğa oturabilir.</strong></p>

<p>Devlette ise mesele bilet değil, ehliyettir.</p>

<p><strong>Yanlış atamanın bedelini kurum ödüyor</strong></p>

<p>Yanlış yönetici tercihinin maliyeti çoğu zaman hemen görülmez.</p>

<p>İlk gün hiçbir şey olmaz.</p>

<p>İkinci gün de kurum çalışmaya devam eder.</p>

<p>Çünkü kamu kurumlarının ciddi bir kurumsal hafızası vardır.</p>

<p>Tecrübeli personel vardır.</p>

<p>Uzmanlar vardır.</p>

<p>Şefler vardır.</p>

<p>Alt kademe yöneticiler vardır.</p>

<p>Sistem bir süre yöneticinin yetersizliğini gizleyebilir.</p>

<p>Ancak zaman geçtikçe sorunlar ortaya çıkmaya başlar.</p>

<p>İyi personel küser.</p>

<p>İş bilenler sistemden uzaklaşır.</p>

<p>Yönetici kendisini tehdit altında hissettiği için çevresini kendisine itiraz etmeyen kişilerle doldurur.</p>

<p>Kurum hafızası zayıflar.</p>

<p>Karar kalitesi düşer.</p>

<p>Sonra da “Bu kurum neden eskisi gibi çalışmıyor?” diye sorulur.</p>

<p>Aslında cevap çok basittir.</p>

<p>Çünkü kurumların kalitesini binalar değil, <strong>insanlar</strong> belirler.</p>

<p><strong>İyi yönetici kendisinden daha iyileriyle çalışır</strong></p>

<p>Gerçek yöneticinin önemli özelliklerinden biri kendisinden daha bilgili insanlardan korkmamasıdır.</p>

<p>Hatta özellikle onları yanında ister.</p>

<p>Çünkü amacı koltuğunu korumak değil, kurumunu başarıya ulaştırmaktır.</p>

<p>Yetersiz yönetici ise tam tersini yapar.</p>

<p>Kendisinden daha bilgili olanı tehdit olarak görür.</p>

<p>İtiraz edeni sevmez.</p>

<p>Soru soranı istemez.</p>

<p>Yanlışını gösterenden rahatsız olur.</p>

<p>Zaman içerisinde çevresinde yalnızca:</p>

<p>“Çok doğru efendim.”</p>

<p>“Harika düşünmüşsünüz.”</p>

<p>“Kesinlikle haklısınız.”</p>

<p>diyen insanlar kalır.</p>

<p>Ve bir kurum için asıl tehlike tam da burada başlar.</p>

<p>Çünkü yönetici artık gerçeği değil, duymak istediğini duymaktadır.</p>

<p><strong>Kamu yönetimi dolmuş hattı değildir</strong></p>

<p>Kamu görevleri bir aracın boş koltukları gibi görülmemelidir.</p>

<p>Boş bir koltuk gördüğünüzde:</p>

<p>“Birini oturtalım, yolda öğrenir.” deme lüksünüz yoktur.</p>

<p>Çünkü kamu kurumlarında yanlış kararların bedelini yöneticilerden çok vatandaş öder.</p>

<p>Hizmet aksar.</p>

<p>Kaynaklar yanlış kullanılır.</p>

<p>Projeler gecikir.</p>

<p>Personel huzursuz olur.</p>

<p>Kurumların itibarı zedelenir.</p>

<p>Bunun için atamalarda temel yaklaşım:</p>

<p><strong>“Kimi atayabiliriz?” </strong>değil;</p>

<p><strong>“Bu işi en iyi kim yapabilir?” </strong>olmalıdır.</p>

<p><strong>Sonuç olarak</strong></p>

<p>Minibüsçü için bütün yolcular gerçekten eşit olabilir.</p>

<p>Parasını veren biner.</p>

<p>Boş koltuğu bulan oturur.</p>

<p>Kim olduğu önemli değildir.</p>

<p>Ama devlet yönetimi minibüs değildir.</p>

<p>Genel müdürlük koltuğu ile herhangi bir başka görev aynı değildir.</p>

<p>Kurum başkanlığı ile uzmanlık aynı değildir.</p>

<p>Yönetim makamları, yalnızca doldurulması gereken kadrolar değildir.</p>

<p>Her makamın gerektirdiği ayrı bir bilgi, tecrübe ve sorumluluk vardır.</p>

<p>Bunları yok saydığınız zaman kamu yönetimini farkında olmadan şu anlayışa indirgersiniz:</p>

<p><strong>“Koltuk boş, biri otursun.”</strong></p>

<p>Sonra araç hareket eder.</p>

<p>Bir süre sonra yanlış yola girilir.</p>

<p>Yolcular sorar:</p>

<p>“Şoför yolu biliyor mu?”</p>

<p>Cevap gelir:</p>

<p><strong>“Bilmiyor ama giderken öğrenir.”</strong></p>

<p>İşte kamu yönetiminde kaçınılması gereken tam da budur.</p>

<p>Çünkü minibüste yanlış durağa giderseniz en fazla birkaç kilometre kaybedersiniz.</p>

<p><strong>Devlette yanlış kişiyi yanlış koltuğa oturtursanız yıllar kaybedebilirsiniz."</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Memur Haberleri</category>
      <guid>https://www.emekhaber.com/sosyal-guvenlik-uzmanindan-burokratlar-icin-munibuscu-benzetmesi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 09:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emekhabercom.teimg.com/crop/1280x720/emekhaber-com/uploads/2025/03/burokrat.jpg" type="image/jpeg" length="52747"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Elektrik faturası 780 TL'yi geçenlere kötü haber!]]></title>
      <link>https://www.emekhaber.com/elektrik-faturasi-780-tlyi-gecenlere-kotu-haber</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emekhaber.com/elektrik-faturasi-780-tlyi-gecenlere-kotu-haber" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elektrikte doğalgaz da olduğu gibi 1 Ekim'den itibaren kademeli sisteme geçilecek. Buna göre, elektrik faturası 780 TL'yi geçenlere devlet desteği sağlanmayacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni dönemde elektrik faturalarında uygulanacak sınır ile ilgili bilgileri gazeteci Olcay Aydilek paylaştı. </p>

<p>Olcay Aydilek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, elektrik faturası 780 TL'yi aşanların yeni dönemde etkileneceğini kaydetti. </p>

<p>Aydilek'in paylaşımı şöyle: </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Gözler, enerji yönetiminde... Konut aboneleri için yıllık elektrik tüketim sınırı (Son Kaynak Tedarik Tarifesi limiti) 4 bin kilovatsaat olarak uygulanıyor. Sektöre göre bu sınır aylık tüketimleri 780 TL olan aboneleri etkilemeyecek biçimde yeniden belirlenebilir. Göreceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.emekhaber.com/elektrik-faturasi-780-tlyi-gecenlere-kotu-haber</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 09:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emekhabercom.teimg.com/crop/1280x720/emekhaber-com/uploads/2025/03/elektrik-faturasi-1.jpg" type="image/jpeg" length="53088"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uzaktan Çalışma Yönetmeliğinde değişiklik yapıldı]]></title>
      <link>https://www.emekhaber.com/uzaktan-calisma-yonetmeliginde-degisiklik-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emekhaber.com/uzaktan-calisma-yonetmeliginde-degisiklik-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzaktan Çalışma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmelik Resmi Gazetede yayımlandı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Resmi Gazete'de yayımlanan düzenleme ile uzaktan çalışma sisteminde değişikliğe gidildi. </p>

<p>Düzenlemede, "İş görme ediminin bir kısmının işyerinde, bir kısmının uzaktan çalışma usulüyle yerine getirilmesi kararlaştırılabilir. Bu durumda işçinin işyerinde ve uzaktan çalışacağı günler ile çalışma saatleri iş sözleşmesinde belirlenir." denildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzaktan çalışma yöntemine ilişkin yapılan yönetmelik değişikliği şöyle: </p>

<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td colspan="3" width="732">
   <p><strong>YÖNETMELİK</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td colspan="3" width="732">
   <p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:</p>

   <p>UZAKTAN ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK</p>

   <p>YAPILMASI HAKKINDA YÖNETMELİK</p>

   <p><strong>MADDE 1-</strong> 10/3/2021 tarihli ve 31419 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Uzaktan Çalışma Yönetmeliğinin 9 uncu maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.</p>

   <p>“(2) İş görme ediminin bir kısmının işyerinde, bir kısmının uzaktan çalışma usulüyle yerine getirilmesi kararlaştırılabilir. Bu durumda işçinin işyerinde ve uzaktan çalışacağı günler ile çalışma saatleri iş sözleşmesinde belirlenir.”</p>

   <p><strong>MADDE 2- </strong>Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

   <p><strong>MADDE 3- </strong>Bu Yönetmelik hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür.</p>

   <p></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çalışma Hayatı</category>
      <guid>https://www.emekhaber.com/uzaktan-calisma-yonetmeliginde-degisiklik-yapildi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 08:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emekhabercom.teimg.com/crop/1280x720/emekhaber-com/uploads/2025/02/memur2.jpg" type="image/jpeg" length="97138"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emniyet Genel Müdürlüğü'nde yeni görev dağılımı yapıldı]]></title>
      <link>https://www.emekhaber.com/emniyet-genel-mudurlugunde-yeni-gorev-dagilimi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emekhaber.com/emniyet-genel-mudurlugunde-yeni-gorev-dagilimi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emniyet Genel Müdürlüğü’nde üst düzey atamaların ardından yeni görev dağılımı netleşti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emniyet Genel Müdürlüğü’nde üst düzey atamaların ardından yeni görev dağılımı netleşti.</p>

<p>“Genel Müdür Yardımcıları Görev Dağılımı” başlıklı yazıya göre Mustafa Çalışkan, Emrullah Gölcük, Selçuk Doğuş, Ali Karabağ, İsmail Hakkı Günay ve Akif Pektaş’ın görev alanları şöyle: </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Resim" src="https://pbs.twimg.com/media/HTADl8zWcAA48vq?format=jpg&amp;name=medium" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Memur Haberleri</category>
      <guid>https://www.emekhaber.com/emniyet-genel-mudurlugunde-yeni-gorev-dagilimi-yapildi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 08:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emekhabercom.teimg.com/crop/1280x720/emekhaber-com/uploads/2025/03/emniyet.jpg" type="image/jpeg" length="28008"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mehmet Şimşek'ten 'istifa' açıklaması!]]></title>
      <link>https://www.emekhaber.com/mehmet-simsekten-istifa-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emekhaber.com/mehmet-simsekten-istifa-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, istifa ettiğine ilişkin iddialar üzerine açıklama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şimşek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, istifa ettiğine ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi. </p>

<p>Şimşek'in açıklaması şöyle: </p>

<p>""Şahsımla ilgili dolaşıma sokulan istifa iddiaları asılsızdır. Ülkemizin ekonomik istikrarını hedef alan bu tür spekülatif haberlere itibar edilmemelidir."</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nden de (DMM) konuyla ilgili açıklama yapıldı. </p>

<p>DMM'den yapılan açıklama da şöyle:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek'in istifasını sunduğuna veya bu yönde bir talebi olduğuna ilişkin iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Söz konusu asılsız içerikleri yayan, kamuoyunu ve piyasaları spekülasyonlarla yanıltmaya çalışan kişi ve hesaplar hakkında gerekli adli süreçler yürütülmektedir. Ekonomik istikrarı ve finansal piyasaları manipüle etmeyi amaçlayan bu tür kasıtlı paylaşımlara itibar edilmemesi önemle rica olunur."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.emekhaber.com/mehmet-simsekten-istifa-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 08:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emekhabercom.teimg.com/crop/1280x720/emekhaber-com/uploads/2024/06/bakan-simsekk.jpeg" type="image/jpeg" length="36692"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Memur emeklisine seyyanen zam gelir mi?]]></title>
      <link>https://www.emekhaber.com/memur-emeklisine-seyyanen-zam-gelir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emekhaber.com/memur-emeklisine-seyyanen-zam-gelir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal Güvenlik Uzmanı İsa Karakaş, Ankara'daki kulisleri aktardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Gazetesi Yazarı ve Sosyal Güvenlik Uzmanı İsa Karakaş, memur emeklisine seyyanen zam yapılacağına ilişkin iddiaları değerlendirdi. </p>

<p>Cumhuriyet Gazetesi'nin haberine göre, matematiğin dilinin tek olduğunu ve temmuz ayındaki yüzde 4,24’lük kaybın memur ve emeklisinin resmî enflasyon karşısında ezildiğini gösterdiğini belirten Karakaş, bu durumun bilhassa memur emeklileri için geri dönülemez bir boyutta olduğunu ifade etti.</p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek’in "Enflasyonun altında zam yapılmayacak" vaadinin ifa edilmesi hâlinde, memur ve emeklisinin ocak ayında SSK ve Bağ-Kur’lularla aynı oranda güncelleme alacağını belirten Karakaş, bu durumda ilave 2 puan artışla maaş güncellemesinin yüzde 8 yerine yüzde 10 civarında gerçekleşeceğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karakaş ayrıca, enflasyonun üzerinde net bir iyileşme yapılmadıkça buna "zam" demenin memur ve emeklilere haksızlık olacağını dile getirdi.</p>

<p>3 yıldır kemerleri son derece sıkılan çalışan ve emeklilerin dermanı kalmadığını, parti teşkilatları ve milletvekillerinin bu durumu hükûmete sürekli arz ettiğini aktaran Karakaş, kulislerde "Şimdi değilse ne zaman?" sorusunun yüksek sesle dile getirildiğini ve 3 yıldan beri seyyanen zammı verilmeyen memur emeklisi için bu ocak ayının hayati bir dönüm noktası olduğunu belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Emekli Haberleri</category>
      <guid>https://www.emekhaber.com/memur-emeklisine-seyyanen-zam-gelir-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.emekhaber.com/vendor/te/assets/images/placeholder.png" type="image/jpeg" length="27309"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Kilolu ve İticisin! Görevde Yükselemezsin...' iddiası, Yargıtay'dan döndü!]]></title>
      <link>https://www.emekhaber.com/kilolu-ve-iticisin-gorevde-yukselemezsin-iddiasi-yargitaydan-dondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emekhaber.com/kilolu-ve-iticisin-gorevde-yukselemezsin-iddiasi-yargitaydan-dondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşyeri çalışanı, 4 yıldır çalıştığı işyerinde kendisine sürekli mobbing uygulandığını iddia etti. Öyle ki bunalıma giren çalışan bir dönem hastanede yatarak tedavi gördü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İŞYERİNDE GÖREVDE YÜKSELTİLMEDİ</strong></p>

<p>Raporlu olduğu bu dönemde de tam zamanlı maaşının yarım zamanlıya düşürülmeye çalışıldığını iddia etti. Hatta, Biraz kilolu olan çalışan, iş yerindeki görevde yükselme sınavına girdiği vakit, kendisine 'sen biraz kilolu ve iticisin..'denilerek işyerindeki görevinde de yükseltilmediğini iddia etti.</p>

<p><strong>ŞİKAYETTE BULUNDU</strong></p>

<p>İşyerinde yaşadığı bu durumların artık katlanılamaz hale gelmeye başladığını, çalışma koşullarının da işçi sağlığını tehdit eder şekilde olduğunu ifade ederek, Türkiye İş Kurumuna, şikayette bulundu. Kurum tarafından işyerinden iddialara ilişkin bilgi ve belgeler istenildi. Ancak herhangi bir belge gönderilmeyince işyerine idari para cezası kesildi.</p>

<p><strong>TAZMİNATSIZ İŞİNE SON VERDİ</strong></p>

<aside>
<p>Bunun üzerine çalışan, işverenden haksız uygulamalarına son vermesini talep etti. Ancak, işveren şirket tarafından talepleri reddedilmekle kalmayarak,- tazminatsız- işine son verildi.</p>
</aside>

<p><strong>MAHKEME 'TAZMİNATLAR ÖDENMELİ' DEDİ</strong></p>

<p>Yaşadığı mobingle baş etmeye çalışırken bu defa işsiz de kalan çalışan, işverenden tazminatlarının ödenmesini istedi.Ancak işveren tazminatları ödemeye yanaşmayınca olay bu defa mahkemeye taşındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yerel Mahkeme, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesi gerektiğine karar verdi. Kararda özetle,</p>

<p>'.....davacının biraz kilolu olup itici görünmesi sebebiyle yükselmesinin önlenmeye çalışıldığı,mobing uygulanarak işini bırakmasının istendiği ancak davacının bu baskılara dayanarak işi bırakmadığı,iş akdinin davalı işveren tarafından haksız ve ihbarsız olarak feshedildiği gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatlarının kabulüne...' şeklinde karar verildi.</p>

<p><strong>İŞVEREN KARARI TEMYİZ ETTİ</strong></p>

<p>Kararın işveren tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi çalışanı haksız bularak yerel mahkeme kararını bozdu.</p>

<p><strong>TANIK İŞYERİ DIŞINDAN</strong></p>

<p>Çalışanın açtığı davada diğer işçiler, işyeri aleyhine, işçi lehine tanıklık yapmayınca Yargıtay olayı yeterince ispatlanmamış saydı. Davada, işçinin tek delili olan, lehine tanıklık yapan teyzesini ise, işyeri dışından olması nedeniyle olayı aydınlatmaya yeterli bir tanık beyanı olarak görmedi.</p>

<p><strong>MOBBİNG SOMUT VE AÇIK İSPATLANMALI</strong></p>

<p>Olaya bir de İşverenin, devamsızlık,sürekli alınan sağlık raporları ve görevde yükselme sınavında düşük not aldığına dair belgeler göstermesi karşısında, mobbing iddialarını ispatlayamayan çalışanın tazminatsız işten atılmasını haklı bularak yerel mahkemece verilen tazminat kararını bozdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çalışma Hayatı</category>
      <guid>https://www.emekhaber.com/kilolu-ve-iticisin-gorevde-yukselemezsin-iddiasi-yargitaydan-dondu</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emekhabercom.teimg.com/crop/1280x720/emekhaber-com/uploads/2025/04/yargitay2.jpg" type="image/jpeg" length="60663"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kamudaki 'teflon bürokratlar' kim?]]></title>
      <link>https://www.emekhaber.com/kamudaki-teflon-burokratlar-kim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emekhaber.com/kamudaki-teflon-burokratlar-kim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni Şafak Gazetesi Yazarı ve Sosyal Güvenlik Uzmanı Ahmet Ünlü, ilginç bir konuyu masaya yatırdı. Ünlü, hiç bir olumsuzluktan etkilenmeyin bürokratları kaleme aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu kapsamdaki bürokratlar için 'teflon bürokratlar' ifadesini kullanan Ünlü'nün, sosyal medya hesabından paylaştığı yazısı şöyle: </p>

<p>"Kamuda bazı bürokratlar vardır ki adeta teflon tava gibidirler. Bunlar hiçbir olumsuzluktan etkilenmezler. Her olumsuzluk onların dışında gerçekleşir.</p>

<p>Kamu kurumlarında hangi sorun çıkarsa çıksın, bazı bürokratlara hiçbir şey olmaz.</p>

<p>Kurum karışır.</p>

<p>Projeler aksar.</p>

<p>Yanlış kararlar alınır.</p>

<p>Personel huzursuz olur.</p>

<p>Ortalık adeta yangın yerine döner.</p>

<p>Ama bazı isimler vardır ki bütün bu yaşananlardan zerre kadar etkilenmezler.</p>

<p>Çünkü bunlar adeta <strong>teflon tava gibidir.</strong></p>

<p>Ne olursa olsun üzerlerine hiçbir şey yapışmaz.</p>

<p>Bir problem ortaya çıktığında sorumlu mutlaka başkasıdır.</p>

<p>Ya astındaki personel hata yapmıştır.</p>

<p>Ya üst makam yanlış talimat vermiştir.</p>

<p>Ya mevzuat kötüdür.</p>

<p>Ya sistem bozuktur.</p>

<p>Ya şartlar elvermemiştir.</p>

<p>Ama kendilerinin hiçbir zaman sorumluluğu yoktur.</p>

<p>Kamu yönetiminde bu tür bürokratlara sanırım en uygun isim:</p>

<p><strong>“Teflon bürokrat” </strong>olsa gerekir.</p>

<p><strong>Talimat varsa sorumluluk yok mu?</strong></p>

<p>Teflon bürokratların en önemli savunması genellikle aynıdır: <strong>“Bize böyle talimat verildi.”</strong></p>

<p>Sanki bürokratın görevi yalnızca kendisine söyleneni yapmakmış gibi…</p>

<p>Oysa bürokrasinin temel görevlerinden biri, siyasetçinin veya üst yöneticinin kararlarını hukuki ve idari açıdan doğru zemine oturtmaktır.</p>

<p>Siyasetçi bir talepte bulunabilir.</p>

<p>Hızlı sonuç isteyebilir.</p>

<p>Mevzuatın izin vermediği bir uygulamayı talep edebilir.</p>

<p>Bazen konunun teknik ayrıntılarını da bilmeyebilir.</p>

<p>İşte tam bu noktada bürokratın devreye girmesi gerekir.</p>

<p>Tecrübeli bürokrat;</p>

<p>“Bu şekilde yaparsak ileride sorun çıkar.”</p>

<p>“Bu karar mevzuata uygun değil.”</p>

<p>“Bunun mali sonucu ağır olabilir.”</p>

<p>“Şöyle yaparsak hem amaca ulaşırız hem de hukuki risk doğurmayız.”</p>

<p>diyebilmelidir.</p>

<p>Bürokratlığın farkı da zaten burada ortaya çıkar.</p>

<p>Her talimata “peki efendim” demek bürokratik tecrübe değildir.</p>

<p><strong>Bilmezseniz neye itiraz edeceksiniz?</strong></p>

<p>Ancak burada başka bir problem daha var.</p>

<p>Bazı bürokratlar itiraz etmiyor çünkü aslında edecek bilgi birikimine de sahip değiller.</p>

<p>Mevzuatı bilmiyor.</p>

<p>Geçmiş uygulamaları bilmiyor.</p>

<p>Kurum hafızasını bilmiyor.</p>

<p>Benzer bir uygulamanın daha önce ne gibi sonuçlar doğurduğunu bilmiyor.</p>

<p>Böyle olunca da önüne gelen talimata karşı:</p>

<p>“Bu yanlış olabilir.” deme ihtiyacı hissetmiyor.</p>

<p>Çünkü yanlış olduğunu anlayacak bilgi ve tecrübe yok.</p>

<p>Öyle ya; <strong>Bilmezseniz neye itiraz edeceksiniz?</strong></p>

<p>Bir de bunun üzerine “kötü adam olma” korkusu ekleniyor.</p>

<p>Neden itiraz etsin?</p>

<p>Neden yöneticisini kızdırsın?</p>

<p>Neden risk alsın?</p>

<p>Hele geçmişte itiraz edenlerin başına gelenleri de görmüşse mesele tamamen açıklığa kavuşuyor.</p>

<p>En güvenli yöntem bulunuyor:</p>

<p><strong>Söyleneni yapmak.</strong></p>

<p><strong>Gelen ağam, giden paşam</strong></p>

<p>Teflon bürokratların başka önemli bir özelliği daha vardır.</p>

<p>Yönetici değişir, onlar değişmez.</p>

<p>Bakan değişir.</p>

<p>Başkan değişir.</p>

<p>Genel müdür değişir.</p>

<p>Ama teflon bürokrat bulunduğu yerde kalmaya devam eder.</p>

<p>Çünkü çok önemli bir yönetim prensibini iyi bilir:</p>

<p><strong>“Gelen ağam, giden paşam.”</strong></p>

<p>Dün bir yöneticinin en yakın çalışma arkadaşıdır.</p>

<p>Bugün yeni gelen yöneticinin en büyük destekçisi olur.</p>

<p>Yarın üçüncü bir yönetici gelir, bu sefer de onun fikirlerine yıllardır inanıyormuş gibi davranır.</p>

<p>Bu olağanüstü uyum kabiliyeti sayesinde her dönemin vazgeçilmezi olmayı başarır.</p>

<p>Bunlarla biraz sohbet ettiğinizde ise ilginç bir tabloyla karşılaşırsınız.</p>

<p>Sanki kurumda hiçbir yetkileri yokmuş gibi konuşurlar.</p>

<p>Her şeyden şikâyet ederler.</p>

<p>Personelden şikâyet ederler.</p>

<p>Mevzuattan şikâyet ederler.</p>

<p>Siyasetçiden şikâyet ederler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üst yönetimden şikâyet ederler.</p>

<p>Bütçeden şikâyet ederler.</p>

<p>Sistemden şikâyet ederler.</p>

<p>Bir süre dinlerseniz neredeyse siz üzülürsünüz.</p>

<p>Zannedersiniz ki bu insanlar kamu kurumlarında yıllardır yönetici değil de piknik için bulunuyorlar.</p>

<p>İnsanın sorası geliyor:</p>

<p><strong>Madem hiçbir şeye karar veremiyorsunuz, hiçbir yetkiniz yok ve hiçbir sonuçtan sorumlu değilsiniz; o makamda ne işiniz var o zaman?</strong></p>

<p><strong>Bürokratlık sadece koltukta oturmak değildir</strong></p>

<p>Kamu yönetiminde makam sahibi olmak yalnızca geniş bir odada oturmak, makam aracı kullanmak veya altına imza atmak değildir.</p>

<p>Makam aynı zamanda sorumluluktur.</p>

<p>Karar alacaksınız.</p>

<p>Risk üstleneceksiniz.</p>

<p>Gerektiğinde “hayır” diyeceksiniz.</p>

<p>Gerektiğinde üst makamı ikna edeceksiniz.</p>

<p>Personelinizi koruyacaksınız.</p>

<p>Yanlış yaptığınızda da çıkıp:</p>

<p><strong>“Bu karar benimdi, sorumluluğu bana aittir.” </strong>diyebileceksiniz.</p>

<p>Bürokratlık esas olarak budur.</p>

<p>Ancak bizim teflon bürokratlarda bu son cümleyi pek duyamıyoruz.</p>

<p>Başarı varsa hemen ortaya çıkarlar.</p>

<p>Basın açıklamasında ön sıradadırlar.</p>

<p>Fotoğrafta görünürler.</p>

<p>Başarı hikâyesinin doğal parçasıdırlar.</p>

<p>Ama işler ters gittiğinde ortadan kaybolurlar.</p>

<p>Çünkü o kararın gerçek sahibi bir anda başka biri olur.</p>

<p><strong>Kriz zamanı herkesin gerçek kapasitesini gösterir</strong></p>

<p>“Bilenle bilmeyenin farkı kriz zamanında ortaya çıkar” denir.</p>

<p>Doğru bir sözdür.</p>

<p>Normal zamanda herkes yönetici olabilir.</p>

<p>Para vardır.</p>

<p>Personel vardır.</p>

<p>İşler rutin yürür.</p>

<p>Sistem kendiliğinden çalışır.</p>

<p>Asıl yöneticilik kriz çıktığında belli olur.</p>

<p>Kaynakların azaldığı, sorunların büyüdüğü ve hızlı karar alınması gereken zamanlarda kimin gerçekten yönetici olduğu ortaya çıkar.</p>

<p>İşte o günlerde yıllarca kurum hafızası oluşturan, mevzuatı bilen ve tecrübe sahibi insanlar aranır.</p>

<p>Ama bu kişiler yıllar içerisinde “fazla itiraz ediyor”, “işleri yavaşlatıyor”, “her şeye mevzuat diyor” denilerek sistemin dışına itilmişse kriz günü elinizde sadece “evet efendim” demeyi bilenler kalır.</p>

<p>O zaman da herkes birbirine bakar.</p>

<p>Çünkü iyi günlerde alkış tutmak kolaydır.</p>

<p>Zor olan, kötü günde doğru karar vermektir.</p>

<p><strong>İktisattaki kötü para iyi parayı kovar kuralı.</strong></p>

<p>Kamu yönetiminde de niteliksiz yönetici, zaman içerisinde nitelikli bürokratı sistemden uzaklaştırırsa bir gün gerçekten iş bilen insanlara ihtiyaç duyulduğunda onları bulmak mümkün olmayabilir.</p>

<p>Sonra da: <strong>“Hadi bakalım şimdi kötü para ile iş yapın.” </strong>denir.</p>

<p><strong>Başarı herkesin, başarısızlık yetim</strong></p>

<p>Kamu yönetimindeki en ilginç konulardan biri de başarı ve başarısızlığın sahiplenilme biçimidir.</p>

<p>İşler iyi giderken başarıya ortak olmak isteyen çoktur.</p>

<p>Projeyi herkes sahiplenir.</p>

<p>Fotoğrafa herkes girer.</p>

<p>Sunumda herkesin adı geçer.</p>

<p>Ama bir iş kötü sonuçlandığında birdenbire herkesin hafızası zayıflar.</p>

<p>“Ben o toplantıda yoktum.”</p>

<p>“Ben zaten karşı çıkmıştım.”</p>

<p>“Bize yukarıdan talimat geldi.”</p>

<p>“Alt birim yanlış uygulamış.”</p>

<p>“Ben imzalamadım.”</p>

<p>“Ben sadece bilgi verdim.”</p>

<p>Bir bakarsınız karar alınmış, uygulanmış, kamu kaynağı harcanmış ama ortada kararın sorumluluğunu üstlenen tek bir kişi yok.</p>

<p>İşte asıl garip olan da budur.</p>

<p>Kamu yönetiminde her yıl binlerce karar alınıyor.</p>

<p>Yanlış kararlar da elbette olacaktır.</p>

<p>Hiç kimse bütün kararların doğru olmasını bekleyemez.</p>

<p>Ama insan en azından zaman zaman bir yöneticinin çıkıp: <strong>“Bu kararı ben verdim. Yanlış yaptım. Sorumluluğu da bana aittir.”</strong></p>

<p>demesini bekliyor.</p>

<p>Fakat nedense böyle bir cümleyi duymak oldukça zor.</p>

<p><strong>Sorumluluk taşımayan yetki yozlaştırır</strong></p>

<p>Yetki sahibi olmak caziptir.</p>

<p>Makam caziptir.</p>

<p>Karar vermek caziptir.</p>

<p>Ancak bunların karşılığında bir bedel vardır: <strong>Sorumluluk.</strong></p>

<p>Yetkiyi sevip sorumluluğu sevmiyorsanız yöneticilik yapmamanız gerekir.</p>

<p>Çünkü yönetici dediğiniz kişi yalnızca iyi sonuçların değil, kötü sonuçların da sahibidir.</p>

<p>Astının yaptığı her yanlışta onu öne sürmek, üst makamın her talimatında “emir böyleydi” demek yöneticilik değildir.</p>

<p>Gerçek yönetici gerektiğinde astını korur.</p>

<p>Gerektiğinde üstüne itiraz eder.</p>

<p>Gerektiğinde de yaptığı hatanın arkasında durur.</p>

<p><strong>Teflon bürokrat ise bunların hiçbirini yapmaz.</strong></p>

<p>O yalnızca hayatta kalmayı bilir.</p>

<p>Belki de bu yüzden yıllar geçer, yöneticiler değişir, sistem değişir ama o hep yerindedir.</p>

<p><strong>Kurumların hafızasını “evet efendimciler” oluşturamaz</strong></p>

<p>Bir kamu kurumunun en büyük sermayelerinden biri kurumsal hafızasıdır.</p>

<p>Bu hafıza sadece dosyalarda bulunmaz.</p>

<p>Yıllarca o kurumda çalışan, hataları gören, krizleri yaşayan, neyin neden yapıldığını bilen insanlar tarafından taşınır.</p>

<p>Bu insanları sırf itiraz ettikleri için sistemin dışına iter, yerlerine her söylenene “olur efendim” diyenleri getirirseniz kısa vadede rahat edebilirsiniz.</p>

<p>Kimse size karşı çıkmaz.</p>

<p>Kimse zor soru sormaz.</p>

<p>Kimse mevzuatı önünüze koymaz.</p>

<p>Ama bunun bedeli daha sonra çıkar.</p>

<p>Çünkü bir gün gerçekten zor bir sorunla karşılaştığınızda çevrenizde size doğruyu söyleyecek kimse kalmamıştır.</p>

<p>Herkes sizin ne duymak istediğinizi tahmin etmeye çalışır.</p>

<p>Kurum yönetilmez, idare edilir.</p>

<p>Sorunlar çözülmez, ertelenir.</p>

<p>Dosyalar kapanmaz, üzerleri örtülür.</p>

<p>Ta ki büyük bir kriz çıkana kadar.</p>

<p><strong>Teflon bürokratlık ödüllendirilmemeli</strong></p>

<p>Asıl mesele bu tür bürokratların varlığından çok sistemin bunları ödüllendirip ödüllendirmediğidir.</p>

<p>Eğer itiraz etmeyen,</p>

<p>Risk almayan,</p>

<p>Sorumluluk üstlenmeyen,</p>

<p>Her döneme uyum sağlayan,</p>

<p>Başarıyı sahiplenip başarısızlığı başkasına yükleyen</p>

<p>kişiler sürekli yükseliyor ve makamlarını koruyorsa bir süre sonra diğer bürokratlara da açık bir mesaj verilmiş olur:</p>

<p><strong>“Doğruyu söylemek değil, uyum sağlamak kazandırıyor.”</strong></p>

<p>İşte kamu yönetimi açısından en tehlikeli sonuç budur.</p>

<p>Çünkü kurum kültürü yukarıdan aşağıya oluşur.</p>

<p>Sorumluluk alan yönetici varsa personel de sorumluluk alır.</p>

<p>Hata kabul eden yönetici varsa personel de hatasını saklamaz.</p>

<p>Liyakat ödüllendiriliyorsa insanlar kendilerini geliştirir.</p>

<p>Ama teflon bürokratlık ödüllendiriliyorsa herkes bir süre sonra üzerine hiçbir şey yapışmamasının yollarını öğrenmeye başlar.</p>

<p><strong>Sonuç olarak</strong></p>

<p>Kamu yönetiminde yanlış karar alınabilir.</p>

<p>Bir proje başarısız olabilir.</p>

<p>Bir uygulama beklenen sonucu vermeyebilir.</p>

<p>Bunlar hayatın olağan akışı içerisinde mümkündür.</p>

<p>Asıl problem yanlış yapılması değil, yapılan yanlışın sahibinin bulunamamasıdır.</p>

<p>Ortada karar var ama karar sahibi yok.</p>

<p>Talimat var ama talimat sahibi yok.</p>

<p>Uygulama var ama sorumlusu yok.</p>

<p>Başarı olduğunda herkes var.</p>

<p>Başarısızlık olduğunda kimse yok.</p>

<p>İşte “teflon bürokratlık” tam olarak budur.</p>

<p>Belki de kamu yönetiminde artık şu soruyu daha fazla sormamız gerekiyor:</p>

<p><strong>“Bu karar yanlış çıktı; peki sorumlusu kim?”</strong></p>

<p>Cevap her seferinde ast, üst, mevzuat, sistem veya şartlar ise ortada ciddi bir yönetim sorunu vardır.</p>

<p>Çünkü devlet yönetiminde makamın hakkı yalnızca yetki değildir.</p>

<p>Makamın bedeli de vardır.</p>

<p>O bedelin adı: <strong>Sorumluluktur.</strong></p>

<p>Ve gerçekten iyi bir bürokratın en önemli özelliği, başarı ortaya çıktığında öne çıkmak değil; İ<strong>şler kötü gittiğinde de masada kalabilmekti..."</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Memur Haberleri</category>
      <guid>https://www.emekhaber.com/kamudaki-teflon-burokratlar-kim</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 08:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emekhabercom.teimg.com/crop/1280x720/emekhaber-com/uploads/2025/03/burokrat.jpg" type="image/jpeg" length="52413"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emekliler sokağa çıkıyor]]></title>
      <link>https://www.emekhaber.com/emekliler-sokaga-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emekhaber.com/emekliler-sokaga-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm Emekliler Sendikası seyyanen zam talepleriyle her kesimden emeklinin yarın ülkenin dört bir yanında 86 noktada bir araya geleceklerini duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tüm Emeklilerin Sendikası, yaşanan sefalete karşı emeklilerin yarın ülkenin dört bir yanında sokağa çıkacağını açıkladı.</p>

<p>Sendika,emekli sendikalarının, derneklerinin ve yurttaşların İstanbul’dan Ankara’ya, Edirne’den Adana’ya kadar 86 noktada seyyanen zam talebiyle sokakta olacağını bildirdi. </p>

<p>Sendikadan yapılan açıklama şöyle. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"“Seyyanen zam tüm emeklilerin hakkıdır’ talebimizi Türkiye’nin dört bir yanında dile getireceğiz. Emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısını, hak kayıplarını ve insanca yaşam talebini meydanlara taşıyacağız. Geçinemiyoruz! Haklarımızdan vazgeçmiyoruz! Yıllarca çalıştık, ürettik, bu ülkeyi ayakta tuttuk. Bugün ise milyonlarca emekli açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm ediliyor. Maaşlarımız eriyor, bayram ikramiyeleri pul oldu, geçim her geçen gün daha da zorlaşıyor. Bizler sadaka değil, hakkımızı istiyoruz. Bayram ikramiyeleri asgari ücret düzeyine çıkarılmalı, Her emekli aylığına derhal 20 bin TL seyyanen zam yapılmalıdır. Geçinemiyoruz, barınamıyoruz, temel ihtiyaçlarımızı karşılayamıyoruz. İnsanca yaşamak istiyoruz” diyen sendika, son olarak “Örgütlü olduğumuz her yerde yan yana alanlardayız”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Emekli Haberleri</category>
      <guid>https://www.emekhaber.com/emekliler-sokaga-cikiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 08:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emekhabercom.teimg.com/crop/1280x720/emekhaber-com/uploads/2024/07/emekli-magdur.jpg" type="image/jpeg" length="66965"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hazine taşınmazlarında yeni düzenleme]]></title>
      <link>https://www.emekhaber.com/hazine-tasinmazlarinda-yeni-duzenleme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emekhaber.com/hazine-tasinmazlarinda-yeni-duzenleme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resmi Gazete'de yayımlanan düzenleme ile Hazine taşınmazları üzerinde ilan yapılmaksızın doğrudan kullanma izni verilebilmesinin veya irtifak hakkı tesis edilebilmesinin önü açıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan Milli Emlak Genel Tebliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>

<p>Düzenleme ile Hazine taşınmazları üzerinde ilan yapılmaksızın doğrudan kullanma izni verilebilmesinin veya irtifak hakkı tesis edilebilmesinin önü açıldı.</p>

<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="759">
   <table class="table table-bordered table-sm">
    <tbody>
     <tr>
      <td width="244">
      <p>24 Eylül 2026 PERŞEMBE</p>
      </td>
      <td width="244">
      <p><strong>Resmî Gazete</strong></p>
      </td>
      <td width="244">
      <p>Sayı : 33380</p>
      </td>
     </tr>
     <tr>
      <td colspan="3" width="732">
      <p><strong>TEBLİĞ</strong></p>
      </td>
     </tr>
     <tr>
      <td colspan="3" width="732">
      <p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından:</p>

      <p>MİLLİ EMLAK GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 324)’NDE DEĞİŞİKLİK</p>

      <p>YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ (SIRA NO: 426)</p>

      <p><strong>MADDE 1-</strong> 26/4/2009 tarihli ve 27211 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Milli Emlak Genel Tebliği (Sıra No: 324)’nin “İhale usulü” başlıklı 8 inci maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiştir.</p>

      <p>“j) Bakanlığın bağlı, ilgili ve ilişkili kurum, kuruluş ve bunların iştiraklerine kendi kuruluş kanunlarında, tüzük, senet ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan şirket ana sözleşmelerinde yer alan asli faaliyetlerinde belirtilen amaçlarda kullanılmak üzere,</p>

      <p>k) Özel kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle kurulmuş tüzel kişiliğe sahip kurum ve kuruluşlara ve sermayesinin en az yüzde on beşi Türkiye Varlık Fonu veya Hazineye ait kurum ve kuruluşlara; kendi kuruluş kanunlarında, kararnamelerinde, tüzük, senet ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan şirket ana sözleşmelerinde yer alan asli faaliyetlerinde belirtilen amaçlarda kullanılmak üzere,”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

      <p><strong>MADDE 2- </strong>Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

      <p><strong>MADDE 3- </strong>Bu Tebliğ hükümlerini Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı yürütür.</p>
      </td>
     </tr>
    </tbody>
   </table>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.emekhaber.com/hazine-tasinmazlarinda-yeni-duzenleme</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 08:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emekhabercom.teimg.com/crop/1280x720/emekhaber-com/uploads/2026/03/resmigazete2.jpg" type="image/jpeg" length="13735"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Engelli heyet raporu alan emeklilik için ne yapmalı?]]></title>
      <link>https://www.emekhaber.com/engelli-heyet-raporu-alan-emeklilik-icin-ne-yapmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emekhaber.com/engelli-heyet-raporu-alan-emeklilik-icin-ne-yapmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[01.07.2010 tarihinde memur oldum ve şu an %64 engelli heyet raporu aldım.40 yaşındayım. Bundan sonraki süreçte nasıl bir yol izlemeliyim?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>5510 a tabi memur görevde iken engelli raporu alırsa emeklilik için nasıl bir yol izlemeli? Sorunuz özelinde konuyu değerlendirmekteyiz.</p>

<p>5510 a tabi memurların malulen emekliliği ile engellilikten dolayı emeklilik şartları farklıdır.</p>

<p>Malulen emeklilik şartları:</p>

<p>Malulen emeklilik şartlarında 5510 sayılı Kanun Madde 25 ve 26 hükümleri uygulanır.</p>

<p>Göreve başladıktan sonra çalışma gücünün en az % 60 ını veya görevlerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin düzenlenecek raporların Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulunca incelenmesi neticesinde tespit edildiğinde memur malul sayılmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Malul sayılan memura malullük aylığı bağlanması için de, en az 10 yıldan beri sigortalı olması ve toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul olması halinde ise ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün SGK primleri ödenmiş hizmetlerinin olması gerekmektedir.</p>

<p>Şayet, memurluğa başlamadan önce çalışma gücünün % 60'ını veya vazifesini yapamayacak derecede meslekte kazanma gücünü kaybettiği önceden veya sonradan tespit edilirse, memur bu hastalık veya engelliliği sebebiyle malullük aylığından yararlanamaz.</p>

<p>Engellilik emeklilik şartları:</p>

<p>Memur olarak çalışmaya başladığı tarihten önce malül sayılmayı gerektirecek derecede hastalığı veya engelliliği bulunan ve bu nedenle malullük aylığından yararlanamayanlara en az on beş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3960 gün SGK primleri ödenmiş hizmetleri olması kaydıyla yaşlılık aylığı bağlanabilmektedir.</p>

<p>Ayrıca; SGK tarafından yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu, SGK ağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının;</p>

<p>a) % 50 ila % 59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 16 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4320 gün,</p>

<p>b) % 40 ila % 49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 18 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4680 gün,</p>

<p>SGK primleri ödenmiş olması kaydıyla yaş şartı aranmadan yaşlılık aylığına hak kazanmaktadırlar. Bunlar ayrıca kontrol muayenesine de tabi tutulabilmektedirler.</p>

<p>Ayrıca, vergi indiriminden yararlanmak memur emeklisi için artı bir aylık tutarını artırmaz, aylıklar prime esas kazançlar esas alınarak hesaplanır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Emekli Haberleri</category>
      <guid>https://www.emekhaber.com/engelli-heyet-raporu-alan-emeklilik-icin-ne-yapmali</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 08:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emekhabercom.teimg.com/crop/1280x720/emekhaber-com/uploads/2025/02/engelli.webp" type="image/jpeg" length="18845"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[15 yılı dolduran kıdem tazminatı alabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.emekhaber.com/15-yili-dolduran-kidem-tazminati-alabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emekhaber.com/15-yili-dolduran-kidem-tazminati-alabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[15 yılını dolduran bir çalışan iş yerinden kıdem tazminatını alarak ayrılabilir mi? Veya 7000 prim günü dolduran kıdem tazminatı alabilir mi?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıdem tazminatı, işçinin 1475 sayılı İş Kanunun 14’üncü maddesine göre, aynı işverene bağlı olarak en az 1 yıl çalışması ön koşulu ile birlikte ödenir.</p>

<p>Ancak, kıdem tazminatının ödenmesi konusunda bazı koşullar vardır,</p>

<p>Yasaya göre;</p>

<aside>
<p>- İşveren tarafından iyi niyet ve ahlak kurallarına aykırılık nedenleri dışındaki nedenlerle iş sözleşmesinin feshedilmesi,</p>
</aside>

<p>-İşçi tarafından sağlık, iyi niyet ve ahlak kuralarına aykırılık veya işyerinde işin durması ve benzeri nedenlerle sözleşmesinin feshedilmesi,</p>

<p>-Askerlik görevi nedeniyle işten ayrılma,</p>

<aside>
<p>-Emeklilik hakkının elde edilmesi veya bu kapsamda yaş dışında gereken sigortalılık süresi ve prim gününün doldurulması nedeni ile işten ayrılma,</p>
</aside>

<p>-Kadının evlenmesi halinde 1 yıl içinde kendi arzusu ile işten ayrılma,</p>

<p>-İşçinin ölümü,</p>

<aside>
<p>koşullarından birinin gerçekleşmesi halinde kıdem tazminatı ödenmesi gerekmektedir.</p>
</aside>

<p><strong>7000 GÜNE DOLDURAN KIDEM TAZMİNATI ALABİLİR Mİ?</strong></p>

<p>Bunların dışında bazı durumlarda da kıdem tazminatı alınabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Örneğin, emeklilik için sigortalılık süresi ve prim gününü dolduran ancak yaş şartını sağlayamayan kişiler, bu durumu kanıtlayan belgelerini SGK’dan alıp işverene verdiklerinde kıdem tazminatı alabiliyor.</p>

<aside>Bu hak genellikle çalışanlar arasında genelde '15 yıl, 3600 günle' tazminat hakkı olarak ifade ediliyor. Ancak burada belirleyici olan kritik tarih 9 Eylül 1999'dur.</aside>

<p>Bu tarihten önce ilk kez çalışmaya başlayanlar için 15 yıl sigortalılık, 3600 gün prim ile kıdem tazminatı alınabilirken, bu tarihten sonra ilk kez çalışmaya başlayanlar için şartlar değişti.</p>

<p>8 Eylül 1999’da ilk kez sigortalı olan bir kişi 15 yıl 3600 günle kıdem tazminatı alabilirken, 9 Eylül 1999’da sigortalı olan biri, 25 yıl, 4500 günle kıdem tazminatı alabiliyor.</p>

<p><strong>SGK'DAN YAZI ALMAYI UNUTMAYIN!</strong></p>

<p>Özetle 25 yıl 4500 gün veya 7000 gün prim şartlarından hangisi önce tamamlanırsa ona göre kıdem hakkı doğar.</p>

<p>19 yıl 5 ay 10 gün prim ödeyenler SGK’dan yazı alarak çalıştığı yerden istifa edip kıdem tazminatını yasal olarak alabilir.</p>

<p>Örneğin, 2000 yılının ortalarında işe başlayıp aralıksız çalışan SSK’lılar bugünlerde 7000 günü tamamladılar. 7000 günü dolduranlar işten ayrıldığında tazminat hakkı doğacak. Burada kritik nokta mutlaka SGK'dan yazı alınması gerekiyor. Yazı alınmadan yapılacak işten ayrılmaladra kıdem tazminatı hakkı yanabalir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çalışma Hayatı</category>
      <guid>https://www.emekhaber.com/15-yili-dolduran-kidem-tazminati-alabilir-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 08:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emekhabercom.teimg.com/crop/1280x720/emekhaber-com/uploads/2024/10/kidem-tazminati-hesaplama.jpg" type="image/jpeg" length="56316"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emekli maaşında tek bir aylık hesaplama sistemine geçilmeli!]]></title>
      <link>https://www.emekhaber.com/foto-galeri/emekli-maasinda-tek-bir-aylik-hesaplama-sistemine-gecilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emekhaber.com/foto-galeri/emekli-maasinda-tek-bir-aylik-hesaplama-sistemine-gecilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Emekliler Derneği Başkanlar Kurulu toplantısı, 7 Mart 2025 tarihinde Ankara’da gerçekleştirildi. Başkanlar Kurulu toplantısında; 2000 sonrası dönemde aylık hesaplama sisteminde yapılan değişiklikler, kök aylıkları düşüren bir etki yaptığından, karma aylık hesaplama sistemi yerine, çalışılan tüm dönemler için tek bir aylık hesaplama sisteminin getirilmesi talep edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>HABER MERKEZİ / </strong>Başkanlar Kurulu toplantısında yapılan değerlendirmelerde; çözüm bekleyen sorunlar şu şekilde sıralandı.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çalışma Hayatı</category>
      <guid>https://www.emekhaber.com/foto-galeri/emekli-maasinda-tek-bir-aylik-hesaplama-sistemine-gecilmeli</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Mar 2025 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emekhabercom.teimg.com/crop/1280x720/emekhaber-com/uploads/2025/03/emekli-1.jpg" type="image/jpeg" length="44862"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Öz Sağlık-İş Sendikası Başkanı Devlet Sert’ten asgari ücrete ara zam talebi!]]></title>
      <link>https://www.emekhaber.com/foto-galeri/oz-saglik-is-sendikasi-baskani-devlet-sertten-asgari-ucrete-ara-zam-talebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emekhaber.com/foto-galeri/oz-saglik-is-sendikasi-baskani-devlet-sertten-asgari-ucrete-ara-zam-talebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hak-İş Genel Başkan Yardımcısı ve Öz Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Devlet Sert, sendika genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında asgari ücrete yapılan yüzde 30’luk artışın çalışanları büyük bir hayal kırıklığına uğrattığını belirterek, ara zam talebinde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çalışma Hayatı</category>
      <guid>https://www.emekhaber.com/foto-galeri/oz-saglik-is-sendikasi-baskani-devlet-sertten-asgari-ucrete-ara-zam-talebi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jan 2025 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emekhabercom.teimg.com/crop/1280x720/emekhaber-com/uploads/2025/01/sendika-baskanlari/devlet-sert-4.jpg" type="image/jpeg" length="91050"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hak-İş Başkanı Arslan’dan konfederasyonun eski kurucu üye ve başkanlarına vefa örneği!]]></title>
      <link>https://www.emekhaber.com/foto-galeri/hak-is-baskani-arslandan-konfederasyonun-eski-kurucu-uye-ve-baskanlarina-vefa-ornegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emekhaber.com/foto-galeri/hak-is-baskani-arslandan-konfederasyonun-eski-kurucu-uye-ve-baskanlarina-vefa-ornegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, konfederasyonun 49’uncu kuruluş yıldönümü etkinlikleri öncesinde konfederasyonun eski başkan ve kurucu üyelerini evlerinde ziyaret ederek, gönüllerini aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çalışma Hayatı</category>
      <guid>https://www.emekhaber.com/foto-galeri/hak-is-baskani-arslandan-konfederasyonun-eski-kurucu-uye-ve-baskanlarina-vefa-ornegi</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Oct 2024 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emekhabercom.teimg.com/crop/1280x720/emekhaber-com/uploads/2024/10/mahmut-arslan-ziyaret2.jpg" type="image/jpeg" length="31272"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İşçileri ideolojik nedenle işten çıkaran DEM Partili belediyelere tepki]]></title>
      <link>https://www.emekhaber.com/foto-galeri/iscileri-ideolojik-nedenle-isten-cikaran-dem-partili-belediyelere-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emekhaber.com/foto-galeri/iscileri-ideolojik-nedenle-isten-cikaran-dem-partili-belediyelere-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’da DEM Partili belediyelerde yaşanan işçi kıyımlarını protesto etmek için kurulan direniş çadırı önünde basın açıklaması gerçekleştiren HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Diyarbakır Büyükşehir, Sur, Kayapınar, Ergani, Bağlar ve Yenişehir ilçe belediyelerinde yaşanan işçi kıyımlarına sert tepki gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çalışma Hayatı</category>
      <guid>https://www.emekhaber.com/foto-galeri/iscileri-ideolojik-nedenle-isten-cikaran-dem-partili-belediyelere-tepki</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jul 2024 00:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emekhabercom.teimg.com/crop/1280x720/emekhaber-com/uploads/2024/07/mahmutarslaneylem.jpg" type="image/jpeg" length="67476"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terzilik Ustalık Belgesi Nasıl Alınır?]]></title>
      <link>https://www.emekhaber.com/video/terzilik-ustalik-belgesi-nasil-alinir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emekhaber.com/video/terzilik-ustalik-belgesi-nasil-alinir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meslekleri tanıtmayı sürdürüyoruz. Hangi meslekler daha iyi, hangileri daha çok para kazandırıyor. Terzilik ile ilgili detaylar... Terzi Nedir? Ne İş Yapar?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Terzi Nedir?</p>

<p>Bir kıyafeti tasarladıktan sonra biçip dikerek ona son şeklini veren kişiye terzi denir.&nbsp;Terziler kabiliyetleri sayesinde zanaat ortaya çıkarırlar.</p>

<p>Terzi Olmak İçin Ne Okumak Gerekir?</p>

<p>Terzilik adı altında özel bir bölüm yoktur. Üniversitelerin giyim ile ilgili bölümlerinden mezun olanlar terzilik yapabilir. Usta çırak ilişkisi ile yetişerek de terzi olunabilir.</p>

<p>Erkek terzisinin sahip olduğu yeterlikleri kazandırmaya yönelik eğitim ve öğretim verilen daldır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yeterliliğe sahip kişi;</p>

<ul>
 <li>Giyim üretim teknolojisi alanında düz sanayi dikiş makinesi ve overlok makinesini kullanır,&nbsp;kesim yapar, düz dar etek, tişört, boxer, çocuk elbisesi ve yastık dikimi yapar.</li>
 <li>Giyim üretim teknolojisi alanında ölçü alma, düz dar etek, tişört, erkek gömleği, çocuk elbisesi ve Türk bayrağı kalıpları hazırlar.</li>
 <li>Mesleki hesaplamalar ve giysi teknik çizimleri&nbsp;yapar.</li>
 <li>Lif çeşitlerini, iplik büküm yapılarını ve tekstil yüzeylerini tanır.</li>
 <li>Dikiş makineleri ve otomatlarını kullanarak provalı erkek giyimi&nbsp;yapar.</li>
 <li>Kadın ya da erkek giyimine ait temel ve model uygulamalı giysi kalıpları</li>
 <li>Hazır giyim işletmelerinde üretim organizasyonu&nbsp;yapar.</li>
 <li>Model araştırmaları ve artistik çizim&nbsp;yapar.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.emekhaber.com/video/terzilik-ustalik-belgesi-nasil-alinir</guid>
      <pubDate>Wed, 27 Mar 2024 13:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emekhabercom.teimg.com/crop/1280x720/emekhaber-com/uploads/2024/03/terzi-nedir-ne-is-yapar.jpg" type="image/jpeg" length="15585"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[En Güzel Fotoğraf Nasıl Çekilir? Cep Telefonu ile]]></title>
      <link>https://www.emekhaber.com/video/en-guzel-fotograf-nasil-cekilir-cep-telefonu-ile</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emekhaber.com/video/en-guzel-fotograf-nasil-cekilir-cep-telefonu-ile" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En güzel fotoğraf taktikleri...İnstagram fotoğraflar nasıl çekilmeli. Uzmanı bu konuyu değerlendiriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eğer güzel çıkmıyorsanız, o zaman başka bir pozisyon ile fotoğraf çekin...Faklı açılarla yeni fotoğraf çekimi. Sosyal medyanın en gözdesi siz olun. cep telefonu fotoğraf çekimi nasıl yapılmalı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.emekhaber.com/video/en-guzel-fotograf-nasil-cekilir-cep-telefonu-ile</guid>
      <pubDate>Wed, 27 Mar 2024 12:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emekhabercom.teimg.com/crop/1280x720/emekhaber-com/uploads/2024/03/telefon-ile-vesikalik-fotograf-cekilir-mi-teknosa-1.jpg" type="image/jpeg" length="40861"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[En çok eleman arayan meslekler belli oldu]]></title>
      <link>https://www.emekhaber.com/foto-galeri/en-cok-eleman-aranan-meslekler-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emekhaber.com/foto-galeri/en-cok-eleman-aranan-meslekler-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son yıllarda iş bulmak için insanlar bir sürü eğitim alıyor. Sertifika alan mı dersin, açık öğretim okuyan mı dersin, kursa giden mi dersin...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İşverenlerin en çok talep ettiği meslek grupları belli oldu. Yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye’de istihdam piyasasının en çok aranan mesleği döner ustası ve protez tırnak uzmanı. Döner ustası için en düşük maaş 40 bin lira seviyesinden, protez tırnak uzmanı için 39 bin liradan başlıyor. İşverenler döner ustası ve protez tırnak uzmanı için haftalarca bekliyor. Peki, hangi ustalar bulunamıyor?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Meslekler</category>
      <guid>https://www.emekhaber.com/foto-galeri/en-cok-eleman-aranan-meslekler-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 26 Mar 2024 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emekhabercom.teimg.com/crop/1280x720/emekhaber-com/uploads/2024/03/meslekler/kapak-2024-03-26t101626-uoyc-headlinejpg.webp" type="image/jpeg" length="43236"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
